Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan bir sanığın ifadelerine dayandırılarak ortaya atılan iddialar üzerine Başsavcılık harekete geçti. "Nezarethanelerin kirli olduğu, yemek ve su verilmediği, işkence yapıldığı" yönündeki paylaşımların kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığı belirtildi.
Nezarethane Koşulları ve Hijyen
Başsavcılık, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan duruşma salonlarının teknik ve hijyenik kapasitesine dair şu bilgileri paylaştı.
Duruşma binasında toplam 1208 metrekare alana yayılmış, 3’ü erkek 3’ü kadın olmak üzere toplam 300 kişi kapasiteli 6 adet nezarethane bulunuyor.
Bu alanda sürekli olarak 2 infaz koruma memuru ile tutuklu sayısına göre 10 ila 200 arasında jandarma personeli görev yapıyor.
Alanın temizliğinin cezaevi idaresi tarafından periyodik ve düzenli olarak yapıldığı ifade edildi.
Yemek Düzeninde "Sıcak Öğün" dönemi
İddiaların odağındaki beslenme konusuna da açıklık getiren Başsavcılık, tutukluların iaşe süreçlerinde iyileştirmeler yapıldığını kaydetti:
"Duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre günlük kumanya ve su temin edilmektedir. Ayrıca, duruşma saatlerinin uzamasına bağlı olarak tutukluların akşam öğünlerinin kampüs genel yemekhanesinden temin edilen sıcak yemek ile verilmesi uygulamasına başlanmıştır."
Açıklamada ayrıca, birden fazla mahkemenin aynı anda duruşma yaptığı günlerde, öğle arasında da hazır kumanya yerine sıcak yemek verilmesi için planlamaların sürdüğü belirtildi.
"Güvenlik ve Şeffaflık Ön Planda"
Söz konusu salonların, özellikle taraf sayısı fazla olan ve yüksek güvenlik riski taşıyan davalar için yoğun şekilde kullanıldığını hatırlatan Başsavcılık, yargılama sürecindeki tutukluların temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığının altını çizdi. Ortaya atılan asılsız iddiaların yargı kurumlarını yıpratmaya yönelik olduğu mesajı verildi.




