Günlük konuşmalarımızda farkında olmadan düştüğümüz, kulağı tırmalayan o telaffuz tuzağı gün yüzüne çıktı. Kendi sesi olmamasına rağmen kelimelerin içinde adeta şekilden şekle giren, telaffuzda devasa bir etki yapan alfabemizin o özel harfi yeniden gündemde. Diksiyon uzmanlarının paylaştığı son bilgiler, yıllardır doğru bildiğimiz yanlışları temelden sarsacak cinsten. Gelen bu ufak dokunuş, iletişimdeki ezberleri adeta baştan yazıyor.

Kalın Ünlüyle Uzuyor İnceyle Şekil Değiştiriyor

Diksiyon Uzmanı Cüneyt Kıran'ın paylaştığı bilgilere göre, Türkçedeki en tartışmalı ünsüz olan, hatta ünsüz olup olmadığı bile tartışılan Yumuşak G'nin kelime başında asla bulunmadığına dikkat çekildi. Mutlaka bir ünlüden sonra gelen bu sessiz kahramanın, kendinden önceki ses kalın bir ünlü ise o sesi sadece uzattığı kaydedildi. "Ağrı, Iğdır, uğrak, oğlak" gibi kelimelerde durumun tam da böyle işlediği ifade edildi. Kendinden önceki ses ince bir ünlü olduğunda ise harfin 'Y' sesine yaklaştığı vurgulandı. "İğne, düğme, teğmen, çiğdem" sözcüklerinin bu kurala birebir uyduğu aktarıldı.

İki ünlünün arasını yaparken kendini feda eden bu harfin (boğa, doğum, sağır, uğur) inceliklerinin çok olduğu belirtildi.

Yapılan En Büyük Hata Belli Oldu

Konuşma sırasında ufak tefek hatalar yapmanın gayet normal karşılandığı belirtilirken, asıl büyük yanlışın harfi bastırarak okumak olduğu aktarıldı.

Özellikle "Bağırsağımız" kelimesi örnek gösterilerek, bu kelimenin bastırılarak okunduğunda sesin kulağı feci şekilde tırmaladığı dile getirildi. Bunun yerine 'A' sesini biraz uzatıp 'I' sesini belli belirsiz çıkarmanın en doğru yöntem olduğu kaydedildi. Uzman isimden vatandaşlara, "Kendinize ve kulağınıza güvenin. Yumuşak G'yi bastırarak okumayın. Bir süre sonra doğru telaffuzu yapmaya başlayacaksınız" çağrısı yapıldı.

Cüneyt Kıran şunları söyledi:

"Alfabemizde çok özel bir harf var. Sesi yok ama etkisi büyük: Yumuşak G.

Türkçe'deki en tartışmalı ünsüzdür. Hatta ünsüz olup olmadığı bile tartışılır. Bazıları yarı ünlü der. Kelime başında asla bulunmaz. Mutlaka bir ünlüden sonra gelir. Ve kelime içinde şekilden şekle girer.

Kendi başına bir ses değildir ama telaffuzda etkisi büyüktür. Kendinden önceki ses kalın bir ünlüyse o sesi uzatır. Ağrı, Iğdır, uğrak, oğlak gibi. Kendinden önceki ses ince bir ünlü ise Y sesine yaklaşır. İğne, düğme, teğmen, çiğdem gibi. İki ünlünün arasını yapar, bu arada kendini feda eder. Boğa, doğum, sağır, uğur gibi.

İncelikleri çoktur. Arada hata yapmak normaldir. Ama yapabileceğimiz en büyük hata yumuşak G'yi bastırarak okumaktır. Mesela 'bağırsağımız' dersek kulağı tırmalar. A sesini biraz uzatıp I sesini belli belirsiz çıkarırsak doğru olur. Bağırsağımız.

Kendinize ve kulağınıza güvenin. Yumuşak G'yi bastırarak okumayın. Bir süre sonra doğru telaffuzu yapmaya başlayacaksınız."

Doğru diksiyon için kulak alışkanlığının önemine dikkat çekilirken, gözler şimdi bu ufak ama sarsıcı kuralı günlük hayatına entegre edecek vatandaşların pratiklerinde.

Kaynak: Haber Merkezi