Günümüz çocukları sadece, koşup oynayacakları doğal ortamlardan mahrum kalmıyorlar aynı zamanda baba şefkatinden ve ilgisinden de mahrum kalıyorlar. Oysa çocuğun hayatında ciddi sorunlara, kalıcı hasarlara yol açabilecek olan bu boşluğun telafisi oldukça zordur. Babalar çocukların eğitimini ağırlıklı olarak annelere bırakıyorlar ve kendilerini sadece eve para getirmekle yükümlü bir kişi olarak görüyorlar.

Dr. Ernest E. Berhardt Amerikan halkının çözülmesinde baba rollerinin pasifize olmasının büyük etkisinin olduğunu düşünüyor ve "hiçbir şeyin evde etkili bir babanın olması kadar işe yaramadığı sonucuna vardım. Babaların rolleri ve görevleri noktasında iyileşme olmadan Amerika‘da ailenin çöküşünü nasıl önleyeceğiz" diye soruyor.

Baba, çocuğun kendini bulmasına yardım eder

Baba çocuğun hayatında güveni temsil ediyor. Çocuğuyla sevgi ve güven eksenli ilişkiler kuran baba, bağımsızlığını kazanma, ayrışma bireyselleşme döneminde çocuğun agresyon durumunu normalize eder onun kendini bulmasına yardımcı olur.

Bilindiği üzere küçük yaşlarda, kız çocuklar anneyle, erkek çocuklar babayla özdeşim kurma ihtiyacı içindedirler. Bu anlamda sadece annenin değil aynı zamanda babanın da çocuğuna doğru model olması önemlidir. Babayla rekabet tartışmasını aşamamış erkek çocuklar, kendilerine özgü değerler oluşturamazlar ve bireyselleşemediklerinden de baba gibi davranmaya başlarlar. Bu durum çocuğun ileriki yaşlarında ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Yeni duruma uyum sağlamak zaman alabilir

Boşanma toplumda hoş karşılanan bir durum değildir. Ancak eşler, bütün çaba ve gayretlerine rağmen bir çözüme ulaşamıyor ve evliliğin hiçbir şekilde yürüyemeyeceğine kanaat getiriyorlarsa ayrılmaları kaçınılmaz oluyor. Eğer kesin karar vermişlerse, boşanma sürecinde ve boşandıktan sonra eşlerin birbirlerine karşı yaklaşımları ve çocuklara bu durumun uygun bir dille anlatılması önemlidir. Yeni duruma uyum sağlamak sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Boşanma sonrasında eşler ayrılmıştır ve yeni kimlikleriyle yollarına devam edeceklerdir. Bu sürece uyum sağlamak için aile bireyleri ayrılan eşlere destek sağlamalıdırlar. Ayrılık sonrası eşler kendilerini yalnız, yetersiz ve dayanıksız hissedebilirler. Ancak bu geçici bir durumdur. Burada ayrılan eşler, çocuklarla bağlarını kesmeden hayatlarına devam etmeli ve toplumdaki yerlerini almalıdırlar. Eşler bu süreçte birbirlerini suçlamamalı, yaşananlar evliliği mümkün kılmadığından ayrılmak zorunda kaldık, diye düşünmeli ve kararlarına karşılıklı olarak saygı göstermelidirler.

Muhabir: Haber Merkezi