DEDİK ya, bizim ülkede, hele hele sporda yazmak için malzeme her zaman boldur diye... O halde devam edelim.
Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım her ay sonu veya ay başı olduğu gibi kulübün yayın organından gazetelere manşet olurken, bendeniz de açıklamalarının içinden bir şeyler aramaya çalıştım. Ama yazacak değerde bir şey bulamadım. Tam umutsuzluğa kapılırken, yani salı günü öğlen saatlerinde kulübün resmi sitesinden, hem de yönetim kurulu imzalı bir bildiri patladı.
Evet, bildirinin altında yönetim kurulu imzası vardı. Yani Aziz Yıldırım imzası değil aylık yayın organındaki gibi... Neyse, baktım bildiride hedef Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’dı... Şundan bundan Orman’a yüklenilirken, son paragrafı okuyunca irkildim. Üzüldüm, iğrendim hatta. Şöyle deniliyordu: “Kaldı ki din ve ahlak öğretisinde var olan, “Önce eline, beline ve diline hâkim ol” felsefesini, kendisine bir kere daha hatırlatır...”
Şimdiiii; Fenerbahçe Kulübü 108 yıllık tarihine yönelik bir ayıptır, bir iğrenç saldırıdır bu... Düne kadar hiç bir Fenerbahçe yönetiminden ki, 1960 ihtilalinden sonra İnönü’deki 3-3’lük Gençlerbirliği maçını takiben kulübün kapatılmak tehlikesi ile karşı karşıya kalındığında bile yazılıp, söylenmemiş böylesi bir kepazelik... Ne demek; eline, beline ve diline sahip olmak... Siz spor kulübü müsünüz yoksa vıcık vıcık magazinci mi Zaten bildirinin bir bölümünde Orman’ın magazin basınından takip edildiğine de vurgu yapılmış.
Bakınız veya bakın; bu bildiriyi kaleme alan vatandaş veya vatandaşlar, size öyle bir “Beline ve diline” raporu sunarım ki, bu satırları yazdığınıza bin pişman olursunuz. Şimdi merakla bekliyorum... Neyi mi Bu bildirinin karar defterinde yer alıp, kamuoyu ile paylaşılmasını... Orada 15 imzayı da görmek istiyorum. Öyle ya Fenerbahçe’nin son 17 yıllık yönetimi en çağdaş, en demokratik yönetim değil mi Çıkar aslanlar gibi 15 imzalı bu bildirinin yer aldığı sayfayı, orijinal imzalarıyla kamuoyuyla paylaşırlar. Ondan sonra bendeniz de, sahneden başlayıp, televizyon binalarının içinde dolaşarak “Beline ve diline” mevzuuna girerim... Tabii terbiyem izin verirse...
Hazır Fenerbahçe’den açılmışken... Aziz Bey, kendi sesi ve görüntüsünden aynen şöyle söylemişti: “Fenerbahçe’nin kupada hiç bir iddiası yoktur. Bunu herkes böyle bilsin...” Sanırım böyle bir şey olmadı diyecek kimse yoktur. Peki, sahada Bayburt takımına golleri atanlar havalarda uçuşurken, müthiş sevinç gösterilerinde bulunurken, kenarda da İsmail Kartal onlardan daha yükseklere uçarken, sizce Fenerbahçe’de Aziz Bey mi doğruyu söylüyor, yoksa futbolcular ve teknik direktör mü Hadi bakalım, cevap!
Eeee şimdi, kim bilir belki de rakip Beşiktaş olacak... Hadi bakalım iddiamız yok diye gençlerle oynayın! Hep söyledim ya, konuşurken kulağın duyacak, beyninden emirler geniş düşünce alanından sağlıklı gelecek... Böyle olmazsa, olacağı da bellidir.