Başlığı açalım hemen... Ara transfer dönemini, yanılmıyorsam, pazartesi günü başlayacak. Böyle olunca da özellikle spor gazeteleri transfer palavralarıyla dolup taşmaya başladı. Tabii ki diğer gazetelerin spor sayfalarında da, “Yalanı atlamamak adına” benzeri haberler yer alacaktır. Benim şaştığım bu denli kandırılan halkın hâlâ o gazetelere prim tanımasıdır. Neyse, Türkiye’nin hangi sorunu sağlığından bir şey kaybetmiştir ki, sporun rengi transfer nasibini almasın...
Gelelim gündeme... Tolgay isimli bir Türk çocuğunu şimdiki Alman kulübü Hamburg gözden çıkarmış. Menajeri de doğal olarak bizim üç büyüklere hemen kartını açmış. Hamburg bu Türk gencinin bonservis fiyatını 2 milyon avro olarak belirlemiş. İddiam odur ki, bu miktardan tenzilat da olur. Ve de bizim üç büyükler bu genci kaçırmamak transfer yarışına girişmişler. Şimdi bir soru; Bir Alman kulübü bir futbolcusunu pazarlık aşamasına gelmeden 2 milyon avroya satmaya kararlı ise, ben bu futbolcudan huylanırım. Sakat mıdır, bizim patron kulüplerde oynayamayacak kadar düşük kalitede midir Öyle ya, topa ayağını süren bizim patronlara beş milyona avrodan ucuz bonservisle gelir mi Oyuncunun yaşı da 24 imiş... Bekleyelim görelim...
Devam edelim. Yine gazete haberlerine göre Trabzonsporlu İshak’a Galatasaray talip olmuş... Şimdi bir soru daha; Bu genç Karabükspor’da parlamışken neden almadınız Hem de bir yaş daha gençken... Gidip de Trabzonspor’da yedeğe düştükten sonra mı aklınız başınıza geldi Ne komik ülke değil mi Ha İshak işe yarar mı Bu konudaki görüşümüzü Karabük’te oynarken vermiştik zaten...
Yine basına göre, Beşiktaş’ta da bir transfer komedisi oynanmış. Galiba İsveç’ten bir eski Yugoslav kafa kağıtlı Milosevic adlı bir stoper Türkiye’ye getirilmiş, muayeneden geçirilmiş, ancak Bilic daha deneyimli bir oyuncu istediğinden geri postalanmış. Tuhaf! Kim getirdi bu adamı Türkiye’ye Adam kendisi, “Ben Beşiktaş’ta oynayacağım, açılın beyler” mi dedi ki Hayır! Biz ne zaman adam oluruz diye bir neredeyse klişe olan cümle var. Sizce ne zaman
Fenerbahçe’nin Mehmet Topal’la sözleşme yenileyeceği haberi de yer aldı gazetelerde. Hah işle bakın bu son yıllarda duyduğum, okuduğum en sağlıklı transfer haberidir. Çünkü Mehmet Topal, günümüz Fenerbahçe kadrosunun, bana göre, bir numaralı vazgeçilmezidir. Ha Fenerbahçe’nin başkan transfere ihtiyacı var mıdır arada Bence yoktur. Nobre bu ara transfer işinin bu ülkedeki tek doğrusudur. Eldeki kadrodan bir Hasan Ali- Caner önlü arkalı bir ekip oluşturulursa Fenerbahçe’nin önemli bir eksiği de ortadan kalkar... Diplomasız teknik adama duyurulur!
En çok Trabzonspor’u merak ediyorum. Acaba Vahid amcanın evlatlarından kaçı kapıya konacak ve ardından da yeni oyuncu maceralarına atılacaklar mı
Özetle değerli okurlar, yeni yılın ocak ayının sonlarına kadar başta spor gazeteleri olmak üzere, basınımızın, televizyonlarımızın değerli spor bölümleri sizleri tatlı rüyalara yatırıp kaldıracaklar. Siz siz olun, imza fotoğrafı görmeden hiç birine inanmayın! Üstelik UEFA’nın en ağır koşullarda belirlediği finansal fair play kuralı tüm Avrupa’nın üzerine baskı yaparken... Baksanıza; koca Barcelona bile transfer yasağı zılgıtını bir buçuk yıl yedi.