Tayyar, Ocak ayından bu yana süregelen fiyat artışlarının çalışanların maaş değerini ciddi ölçüde eriteceğini ve bunun sosyal talepleri giderek yoğunlaştıracağını belirtti.
Yüzde 27 Zam Yeterli Mi?
2026 yılı başında gerçekleştirilen asgari ücret görüşmeleri TÜRK-İŞ'in masaya oturmaması nedeniyle gölgeli bir süreç olarak tamamlandı. İşveren ve hükümet temsilcilerinin uzlaştığı yüzde 27'lik artışın ardından yeni asgari ücret 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Ancak bu rakamın yıl ortasına kadar yeterli kalıp kalmayacağı tartışmaları hemen ardından başladı.
Tayyar bu soruya net bir yanıt verdi. Ocak ile Temmuz arasındaki dönemde fiyatların çok ciddi bir artış kaydedeceğini öngören Tayyar, çalışanların elindeki satın alma gücünün bu süreçte belirgin biçimde erimesini kaçınılmaz olarak değerlendiriyor. Buna paralel olarak asgari ücretli, memur ve emeklilerin ara zam taleplerinin önümüzdeki aylarda çok daha güçlü bir baskıya dönüşeceğini vurguladı.
Savaş ve Akaryakıt Zammının Zincirleme Etkisi
Tayyar'ın analizinde Orta Doğu'daki çatışmanın Türkiye ekonomisine yansımaları önemli bir yer tutuyor. Akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışların iğneden ipliğe tüm mal ve hizmet fiyatlarına yansıyacağını belirten Tayyar, bu sürecin savaşı gerekçe göstererek açıklanmasının da giderek güçleştiğini öngörüyor. Kamuoyunun bir kesiminin zaten zorlu olan ekonomik koşulları savaşın üstüne yıkmaya karşı dirençli olduğunu ve bu tutumun siyasi baskıyı artıracağını ifade etti.
Sandık Faktörü Devrede
• Tayyar, seçmen dinamiklerini değerlendirdi.
• Asgari ücretli, memur ve emekli kesimin oylarının önemli olduğunu belirtti.
• Bu grupların örgütlenmesinin kamuoyu baskısını artıracağını söyledi.
• Hükümetin ara zam yapıp yapmayacağı konusunda kesin bir öngörüde bulunmadı.
• Toplumsal baskının olası bir zam kararını etkileyebileceğini ifade etti.