Düşünebiliyor musunuz, Beşiktaş takımı, kendileri için
belki de en zor deplasman olan Bursa dan tek golle üç puanı kapıp dönüyor.
Dönüş yolunda bazı kendini bilmezler Beşiktaş kafilesini taciz ediyor, laf
atıyor, hatta neredeyse fiili saldırı bile olacak. Herkes şaşkın. Öyle ya maç
kazanılmış. Üstelik yukarıda da değindiğim gibi artık Ezeli rakip olmuş
Bursaspor yenilmiş. Peki, bu da ne diye sormak geliyor insanın içinden...
Benden önce başkan Fikret Orman diyor ki, Bunlar olsa olsa yirmi-otuz kişiler.
Tek tek gelseler hepsiyle hesaplaşırım. Meydan okuyor yani... Tam bir 1900 lü
yılların ortalarındaki Beşiktaş delikanlılığı gibi...
Ben mi ne diyorum Beşiktaş ın gelir masasının en ciddi
rakibi kapalı tribünün büyük bölümünü işgal etmiş bazı avantacı taraftar
grupları idi. Süleyman Seba dönemiyle bu garip taraftarlık sona erdirilmişti.
Kimse kulübe gelip, Bizim biletler hazır mı diye soramıyordu artık. Oysa
yukarıda değindiğim tarihlerde Şeref Stadı ndaki idmanlarda, oyuncular maaş
almışlarsa, kapıda şapka açılırdı. İnönü nün E Kapısı ndan kuyruklar içeri
elini kolunu sallaya sallaya girer, sonra da muhasebede, Beşiktaş ın onbeş
misafiri gelmiştir diye tak bileti kesilirdi. Bunların canlı tanığıyım
bendeniz. Süleyman ağabeyden sonra eskiye dönüldü. Fikret Orman geldi Seba
dönemine dönüldü. Helal olsun! Umarım ve beklerim ki, yeni statta da bunların
izine rastlanmasın. Biz yıllar önce ceketini satıp maça gelen Üç Büyük takım
taraftarlarını da biliriz. Onlarla beraber maç bile izlemişliğimiz vardır. Ayıp
ayıp! Yeter artık! Bırakın Beşiktaş ın yakasını!
Sonra mı Ünal Aysal başkan TRT de her şeyi açıkladı. Bu
açıklamalardan sonra Beyaz TV nasıl spor programı yapacak doğrusu merak
ediyorum. Ama ne olacak ki, sözleşmesi sona erdirildiği için tazminatını
isteyen teknik adama silah doğrultanları da ekrana çıkartır işi hallederler.
Avukat kadından, Divan ın yer altı faaliyetlerine kadar her şeyi açıkladı Aysal!
Hatta hatta malum forma işinin kendilerine eski yönetimden kalmış bir skandal
olduğunu da söyledi. Vergi hakkında da net bilgiler sundu. TRT deki bu programı
kutlamak gerekir. Hakan Ünsal da sakin, vakur tavrıyla işin suyunu çıkartmadı.
Tam tersine rahat, kendinden emin çok şeyi aydınlığa çıkartacak sorular sordu.
Net ve kesin... Aysal da bunların hepsine, kanıtlarıyla cevap verdi. Ve sonunda
da, Artık yokum. Bu yarışa katılacak birilerine, kafama uyanlara tabii ki,
yürekten de destek vereceğim dedi. Bir tek eksik kaldı. O da Arena daki bazı
taraftar gruplarının nereden geldiği şimdilik bilinmeyen aleyhteki
organizasyonu... Yakında o da dökülür ortaya...
Fikret Orman ve Ünal Aysal böyle geçtiler ekrandan...
Hacıosmanoğlu, Bundan sonra kimseye fren yaptırmayacağım. Artık bana ne
diyorum diyerek, sahalara girecek yeni kahramanlara (!) sahne açtı. Aziz Bey
zaten ekranları sevmez. Bir defasında, ATV de Sadettin Saran bağlanacak oldu,
Kapatın telefonu yoksa çıkar giderim diyerek postasını da koymuştu. Eh bu
tablodan sonra artık siz bundan sonrasını tahmin edin bakalım. Maçlarda seyirci
azaldı mı Eh, sorumlusunu da siz bulun. Ben çoktan kimler olduğunu, bugünleri
yazdım da, artık sadece gülüyorum.