Finans dünyasının önde gelen kurumları, mevcut krizin derinleşmesi durumunda yaşanacak felaket senaryolarını incelemeye başladı. Fon yönetim şirketi Aberdeen'in başekonomisti Paul Diggle, Brent petrolün varil fiyatının 180 dolara kadar fırladığı bir senaryo üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bu denli bir artış; küresel enflasyonun hızla artması ve Avrupa ile Asya'da derin bir resesyon yaşanması anlamına geliyor.
Morgan Stanley analistleri de fiyatların 150 doları aşması durumunda fiziksel kıtlıkların, tedarik zinciri krizlerinin ve ekonomik durgunluğun kaçınılmaz olacağını vurguluyor.

ÜRETİM İLE TÜKETİM ARASINDAKİ DEVASA UÇURUM
Kuzey yarımkürede yaz aylarının başlamasıyla birlikte klima kullanımı ve tatil seyahatlerinin artması, enerji piyasalarındaki baskıyı zirveye taşıyacak. Ortaya çıkan tablo oldukça karamsar:
-
Tüketim Üretimi Aşıyor: Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre, mart ile haziran ayları arasında günlük küresel petrol tüketimi, üretimi yaklaşık 6 milyon varil aşıyor. Bazı analistler bu açığın günlük 8-9 milyon varile kadar çıkabileceğini öngörüyor.
-
Rezervler Eriyor: Savaşın başlamasından bu yana küresel petrol rezervlerinde 380 milyon varillik kayıp yaşandı. Üstelik Körfez'de mahsur kalan stoklar bu hesaba dahil değil.
-
Stratejik Stokların Sonu: Piyasayı dengelemek için stratejik rezervlerden günlük 2 milyon varilin üzerinde acil ham petrol sisteme sürülüyor. Ancak bu müdahalelerin temmuz ayında sona ermesi planlanıyor.
ÜLKELERDEN ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
Krizin boyutları büyürken, IEA verilerine göre acil önlem almak zorunda kalan ülke sayısı mart sonundaki 55'ten 76'ya fırladı. Ülkelerin aldığı bazı çarpıcı tedbirler şunlar:
-
Avustralya: Yakıt ve gübre stoklarını güvence altına almak için 10 milyar dolarlık devasa bir bütçe ayırdı.
-
Hindistan: Döviz rezervlerini korumak amacıyla vatandaşlarına "altın almayın ve yurt dışı tatiline çıkmayın" çağrısında bulundu.
-
Fransa: Ekonomiyi krizden izole edebilmek için ekonomik desteklerinin kapsamını ve ölçeğini değiştirme kararı aldı.
-
Pakistan, Sri Lanka ve Filipinler: Kıtlık belirtilerinin ilk görüldüğü bu gelişmekte olan ülkeler, enerji tasarrufu sağlamak amacıyla geçici olarak haftada dört gün çalışma sistemine geçti.
SİSTEM NE ZAMAN KİLİTLENECEK?
Uzmanlar, sistemin tamamen durması için stokların sıfırlanmasına gerek olmadığını belirtiyor. Boru hatlarının basıncı koruması, depolama tanklarının zarar görmemesi ve rafinerilerin çalışabilmesi için asgari bir "işletme seviyesine" ihtiyaç var. JPMorgan, OECD ülkelerindeki petrol stoklarının haziran ayının başında "operasyonel stres seviyelerine" ulaşacağını tahmin ediyor.
Şu an için krizden en hızlı ve doğrudan etkilenen sektörler ise petrokimya ve havacılık oldu. Rafineriler, çok pahalıya ham petrol almak ve yüksek navlun bedelleri ödemek yerine, çatışmanın kısa sürede biteceği umuduyla ellerindeki mevcut stokları hızla eritiyor. Piyasalar, bu eşiğin ne zaman aşılacağını endişeyle takip ediyor.



