Avusturya Viyana dayız bu haftasonu. Büyük Anadolu Camii nin kendi müştemilatı içindeki bahçede ve salonda kültür sanat etkinliğinde gönüldaşlarla beraberiz. Dedelerimiz Balkanlara nasıl Anadolu kültürünü mimarisiyle, insanlığıyla taşımışsa şimdi de ekmek kapısı diye Anadolu nun ismi duyulmamış, yeni Cumhuriyete rağmen hiçbir devlet nimetiyle karşılaşmamış diyarlarından göçen insanımız şükranı nimet olarak buralarda varoluş nedenleri olan camileri ihya ederek hadisi şerifte methedilen hayır hizmet sahiplerinden olma yarışındalar. Geçen sene Viyanalı sanatçı sevgili Ahmet Okur un davetiyle bulunduğumuz bayram programında tanıştığımız Anadolu Camii Başkanı Kemal Türel yeni ihya ettikleri camilerine davet ettiler. Haftaya ayrıntılarda görüşmek üzere, inşallah

Çocuk Haftası

Çocuklarımızın yılsonu karne sevinçlerini paylaşmak üzere öncelikle Saadet Partisi İstanbul İl Teşkilatı nın kadın kolları hem çevre haftası etkinlikleriyle birleştirerek kendi il binasında her çocuğa saksıda canlı bir çiçek hediye vererek can yaşatma disiplini verirken Kadıköy ilçesi de karnelerini takdirle getirenlere Çamlıca Sevgi Bahçesindeki ikramlı programda altın takarak ekonomilerine destekle çalışmaya motive örneği sergilediler. Yekder organizasyonu da Ümraniye Kent Ormanındaki piknikle kent hayatında tabiattan kopan çocuklarımıza doğayla baş başa ödüllü yarışmalarla çocukluklarının da tabiatını yaşattılar. Katıldığımız bu hem keyifli ve feyizli üç toplantıda da dikkatimi çeken husus ise hanımların yönlendirdiği organizasyonlarda ince detaylara bile dikkat edilmesiydi. Bence erkeklerin organize ettiği diğer işlerde de keşke hanımları da katmasalar bile hiç olmazsa danışmanlık, istişare sünnetine uyarak bir anne, bir eş olarak basit görünen ayrıntıların ne kadar önemli bir gediği örttüğü duyarlığından istifade ederler

Kırda kelebek kovalarken adını unutan çocuk

Bana kızmayın lütfen bu başlık tamamen kadim dostum, tiyatro yıllarımdan partnerim ve elan İGDAŞ basın yayından Ahmet Refik Partal refikası Samiha İkbal hanımefendinin ikincisini çıkardığı şiir kitabının adıdır. Partal bana yeni çıkan kitabı verirken yine hanımlar   dedim, eser vermede erkekleri solladı . Yakında bizim hanım da bana  bir sürpriz yaparsa hiç şaşmam

Vaaz düğünleri

Bir ara, zannediyorum, 12 Eylül askeri darbesinin ertesi dönemlerde olsa gerek, düğün toplantıları olurdu. Sohbetlerin, cemaatlerin istihbaratça sıkı takip edildiği dönemlerde böyle bir çalışma başlatılmıştı. Yani düğün salonları tutuluyor ve davetliler orada bir araya gelerek güya düğün varmış gibi masalarda oturup hanımların kına toplantısı gibi sadece hanımlar çocuklarıyla birlikte vaz u nasihat dinleyerek tebliğde bulunuluyordu. O zamanki şartlar Kenan Paşa nın olağanüstü dönemlerinin getirdiği zor durumlarda fırsatları değerlendirme çalışmalarıydı. Belki de bu gelenekten kalma olacak günümüzün hür ortamında da düğünlerimizde salonlara gittiğinizde önce açılış Kur an-ı Kerim inden sonra başlayan vaz u nasihat daha sonra başka bir hoca efendinin mevlid tarzı ve enstrümansız neysiz, kudümsüz, çalgısız ilahileriyle yetişkinlerle ve yaşlı cemaat kitlesiyle baş başa vakti doldurmakta. Bu arada yanlışlıkla o mekanı paylaşan bir ufak çocuk düğünde bulunma psikolojisi ile bir neşe şakıması yaparsa o da hoca efendiden bir laf şamarı yiyerek haddi bildirilerek ya salon dışında kendini bulmakta ya da süt dökmüş kedi gibi anlamadığı o büyük konuşmalara dinliyormuş gibi bakarak bitse de gitsek niyazını içinden vird etmekte. Hayır, bunları yazmamın sebebi geçen Pazar bizim Yaşar Tosun un kızının düğününde yaşadıklarımdan dolayıdır. Ne diyelim, Allah onu da, bu hafta sonu kızını evlendirecek Mesut Uçakan ağabeyimizin kızı Feyzanuru da mesut bahtiyar eyleye.