Dünya genelinde merkez bankalarının rezerv yönetiminde önemli bir dönüm noktasından geçiliyor. Uzun yıllardır küresel finans sisteminin güvenli limanı olarak kabul edilen ABD doları ve tahvilleri, yerini altına bırakmaya başladı. Ülkelerin dolar cinsi varlıklardan hızla uzaklaşarak değerli metale yönelmesiyle birlikte uluslararası piyasalarda yeni bir tablo ortaya çıktı.

ABD TAHVİLLERİ İKİNCİ PLANA DÜŞTÜ

Son açıklanan veriler, altın rezervlerinin küresel merkez bankası kasalarındaki payının yüzde 24'e ulaştığını gösteriyor. ABD hazine tahvillerinin payı ise yüzde 21'de kaldı. Rakamlar incelendiğinde, toplam altın rezervlerinin 4 trilyon doları bulduğu, tahvillerin ise 3,9 trilyon dolar seviyesinde seyrettiği hesaplanıyor. Bu durum en son 2015 yılının son çeyreğinde tam tersi bir görünümdeydi. O dönem tahvillerin rezervlerdeki payı yüzde 33 seviyesindeyken, altın sadece yüzde 9 bandında işlem görüyordu.

YAPTIRIM RİSKİ TALEBİ ARTIRDI

Finans uzmanları, rezervlerdeki bu değişimin miladı olarak Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmaları işaret ediyor. 2022 yılında Rus Merkez Bankası'na ait yaklaşık 300 milyar dolarlık varlığın dondurulması, diğer ülkeler için ciddi bir uyarı niteliği taşıdı. Dolar cinsi varlıklara yönelik olası yaptırım riskini gören ülkeler, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan altına yöneldi. Yaşanan bu süreç, altını devletler için stratejik bir kalkan haline getirdi.

REKOR ALIMLAR HIZ KESMİYOR

Dünya Altın Konseyi'nin paylaştığı rakamlar, piyasalardaki yüksek fiyatlamalara rağmen merkez bankalarının 2025 yılında 863 ton altın aldığını belgeliyor. Bu miktar, son on yılın ortalamasını neredeyse ikiye katlayarak tarihin en yüksek dördüncü yıllık artışı olarak kayıtlara geçti. Alımlarda başı çeken Polonya Merkez Bankası kasasına 102 ton daha ekledi ve toplam varlığını 550 tona taşıdı. Çin Halk Bankası resmi olarak 27 tonluk bir alım duyursa da, konsey raporları küresel alımların yarıdan fazlasının gizli tutulduğuna ve gerçek miktarın çok daha büyük olduğuna dikkat çekiyor.

DOLARIN KÜRESEL PAYI ERİYOR

Yapılan son anketler, merkez bankalarının altın biriktirme eğiliminin önümüzdeki yıllarda da süreceğini ortaya koyuyor. Yetkililer altın satmayı düşünmediklerini belirtirken, doların küresel rezervlerdeki ağırlığının beş yıl içinde daha da azalması bekleniyor. Bir dönem uluslararası rezervlerde yüzde 72 paya sahip olan dolar, günümüzde yüzde 58 seviyelerine kadar geriledi. Yaşanan bu düşüş, mali açıklarını düşük faizle kapatmaya çalışan ABD ekonomisi için yeni zorluklar barındırıyor. Diğer yandan altın, 2025 yılını yaklaşık yüzde 70'lik değer artışıyla tamamlayıp 1979 yılından bu yana en iyi yıllık performansını sergiledi.

Bu haberde yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.

Muhabir: Haber Merkezi