Hamas'tan Flaş Gazze Açıklaması: O İddialar Yalan
Hamas yönetimi devretmeyi reddettiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, bu asılsız söylemlerin İsrail saldırılarına zemin hazırlamak için kasıtlı olarak ortaya atıldığını duyurdu.
Gazze'de sular bir türlü durulmuyor. Bölgede barış umutları her geçen gün başka bir krizle gölgelenirken, masadaki diplomatik düğüm giderek daha da karmaşık bir hal alıyor. Son günlerde uluslararası basında sıkça dillendirilen ve sahadaki tansiyonu etkileyen "Hamas yönetimi bırakmak istemiyor" şeklindeki iddialar bardağı taşıran son damla oldu. Gözlerin çevrildiği Hamas cephesinden beklenen o kritik açıklama ise gecikmedi ve söylentilere çok sert bir yanıt geldi.
'Yanıltıcı Yalanlar' Çıkışı
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yayımladığı yazılı açıklamayla Gazze Barış Kurulu'ndaki bazı tarafların ortaya attığı söylemlerin gerçeği yansıtmadığını kaydetti. Bölgedeki gidişatı etkilemeye yönelik bu iddiaların masum olmadığını vurgulayan Kasım, "Bunlar İsrail'in saldırılarını sürdürmesine zemin hazırlamak amacıyla ortaya atılan yanıltıcı yalanlardır" ifadelerini kullandı. Kapalı kapılar ardındaki hesapların şaştığını gösteren bu çıkış, krizin algı boyutunu da gözler önüne serdi.
Yönetimi Devretmeye Hazırlar
Peki Hamas'ın sahadaki asıl planı ne? Sözcü Kasım bu soru işaretlerini de net bir şekilde giderdi. İdarenin tüm alanlarını, özellikle de en kritik başlık olan güvenliği devretmeye hazır oldukları aktarıldı. Üzerinde daha önce anlaşmaya varılan ve şu anda Kahire'de temaslarını sürdüren Ulusal Komite'nin bu görevi sorunsuz bir şekilde devralması bekleniyor.
Oklar Mladenov'a Döndü
Ancak Ulusal Komite'nin Gazze'yi yönetmek için sahaya inmesinin önünde ciddi engeller bulunuyor. Kasım, sürecin tıkanmasındaki en büyük engelin İsrail ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov olduğunu savundu.
Mladenov'un, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze anlaşması için çizdiği vizyona tamamen aykırı hareket ettiğine dikkat çekildi. Tüm meseleleri tek bir konuya bağlamakla suçlanan Mladenov'un bu katı tutumu nedeniyle sürecin kilitlendiği ifade edildi.
Öte yandan Barış Kurulu'nun, Ulusal Konseyin bölgeye girebilmesi veya çalışmalarına başlayabilmesi için gerekli kaynakların sağlanması adına İsrail'e baskı yapmaktan aciz kaldığı vurgulandı. Diplomatik arenada iplerin bu denli gerildiği ve masanın tıkandığı bir ortamda, gözler şimdi Kahire'deki komiteden ve karşı cepheden atılacak yeni adımlara çevrildi.





