Ahbap Derneği etrafındaki adli süreç, her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor.
Firari Bir İsim Daha Yakalandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından büyük bir titizlikle yürütülen soruşturmada, geçtiğimiz günlerde düğmeye basılmıştı. Aralarında derneğin kurucusu ve kamuoyunun yakından tanıdığı ünlü şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 21 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, emniyet güçleri yeni bir adres tespiti daha yaptı. Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüpheli daha gözaltına alındı. Böylece şüpheli sayısı resmen 22'ye ulaştı.
Soruşturma kapsamında savcılıkça hakkında gözaltı kararı verilen şüpheliler ise şöyle:
'Haluk Levent, Zafer Yay, Emrah Gödeliner, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Sevda Kurt, Yasin Meydaneri, Recep Sancak, Abdülcevat Özkan, Kemal Ötünç, Nurdan Eriş, Gülşen Öztürk, Erhan Dökmeci, Merve Yılman, Yusuf Can Ertit, Tuğba Serbest Bıçak, İlker Çetin, Esin Önder Çağlayan, Yeliz Kaya, Ece Güner, Alper Çelik, Müge Sözen Çelik, Ali Barış Kaya, Banu Eren ve Buse Vurucu.'
Haluk Levent hakkında ikinci soruşturma
Öte yandan Başaran Holding, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulundu.
Başaran Holding'in avukatları aracılığıyla Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçede, Haluk Levent, Esin Önder Çağlayan ve Yeliz Kaya'nın 'nitelikli dolandırıcılık', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ile resen tespit edilecek suçlardan cezalandırılmaları istendi.
Dilekçede, şüphelilerin, müştekilerin sahip olduğu ve güncel değeri yaklaşık 60 milyon doları bulan mal varlığını haksız ve hileli yollarla ele geçirmek amacıyla planlı, sistematik ve organize bir suç örgütü mantığıyla hareket ettikleri ileri sürülerek, 'Bu derece ülke çapında tanınan bir ticari yapı yetkililerinin milyarlarca Türk lirasını bulan bir dolandırıcılığa maruz bırakılması, Haluk Levent ve Ahbap Derneği gibi kamuoyunda güven sağlamış aktörlerin organize bir şekilde hareket ettiğinin en açık göstergesidir.' denildi.
Şubat 2026'da şüpheliler Haluk Levent ve Yeliz Kaya'nın şirketler yetkilisi Hüseyin Başaran'ın ofisine geldikleri aktarılan dilekçede, bu görüşmede Levent'in Ahbap Derneğinin kurucusu olduğunu özellikle belirterek, üniversitede okuyan kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak amacıyla müvekkillerin ellerinde bulunan gayrimenkulleri dernek adına satın almak istediklerini söylediği kaydedildi.
Dilekçede, Başaran'ın kızını uçak kazasında kaybetmiş olması nedeniyle hassas olduğu ve kimsesiz kız çocuklarının hayata atılmasını desteklemek amacıyla projeyi tereddütsüz kabul ettiği belirtildi.
Görüşmeler esnasında şüphelilerin başlangıçta ödemeyi senetle yapmak istediği, ancak bu durumun müşteki tarafından reddedildiği belirtilen dilekçede, 'Bunun üzerine şüpheliler strateji değiştirerek, taşınmaz bedellerinin ABD ve Avrupa Birliği'nden temin edilecek yardım fonları ile ödeneceğini ve bu fonların Yeliz Kaya'nın hesabına aktarılacağını vadetmişlerdir. Şüpheliler, bu sözde fon yetkililerinin parayı gönderebilmesi için öncelikle taşınmazların tapularının fon yetkilisi olduğunu söyledikleri Yeliz Kaya'ya devredilmesi gerektiği bahanesini öne sürmüşlerdir.' ifadelerine yer verildi.
Dilekçede, müştekilerin, binlerce taşınmazın devir ve takip işlemlerini, iş yoğunluğu ve bürokratik süreçlerin ağırlığı sebebiyle 16 yıllık çalışanı olan Feyyaz Akgün'e tevdi ettiği, devam eden süreçte, Levent, Kaya ve 'Ahbap'ın iştirak halinde hareket ederek Feyyaz Akgün'ü kandırdıkları ve üzerinde ağır bir baskı oluşturdukları öne sürüldü.
Şüphelilerin, fon ödemelerinin yapılabilmesinin tek yolunun taşınmazların Kaya'ya devredilmesi olduğu, devrin gerçekleşmemesi halinde ödemelerin durdurulacağı yönünde asılsız ve hileli beyanlarla devir işlemlerini yaptıkları aktarılan dilekçede, müştekilerin, sözleşmeden kaynaklı edimler yerine getirilmeden taşınmazların devri hususunda vekaletle işlem yapma yetkisine sahip olan Feyyaz Akgün'e 'devir yapılması' talimatı vermedikleri kaydedildi.
Dilekçede, şüphelilerin, müştekilerin bu yönde bir iradesi olmamasına rağmen, taşınmazların satışı için vekaletnamesi bulunan Akgün'ü yalanlar ve hilelerle kandırdıkları, sadece 1 tapu için tapu bedelinin çok altında bir miktar ödendiği, diğer 21 taşınmaz için ödeme yapılmadığı, gerçekleşen eylemin bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu idrak eden Akgün'ün, şirket yetkilisini bilgilendirerek süreci ortaya çıkardığı belirtildi.
Taşınmazların Kaya'ya devredildikten sonra 24 saat içinde, şüpheli Esin Önder Çağlayan'a ve tek yetkilisi olduğu Kanat Savunma San. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ile Globus Savunma Sanayi ve Bilişim AŞ'ye devredildiği aktarılan dilekçede, şunlar kaydedildi:
'Devam eden süreçte şüpheli Haluk Levent, taşınmaz bedellerinin ödeneceği taahhüdünde bulunarak müvekkil şirket yetkililerini sürekli olarak oyalamıştır. Müvekkil şirket yetkilileri, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan tarafından organize bir şekilde dolandırıldıklarını ancak medyada çıkan haberler neticesinde acı bir şekilde anlamışlardır. Ortada basit bir ticari ihtilaf değil, baştan sona kurgulanmış, aktörleri belli, kamuoyu güveninin silah olarak kullanıldığı ağır bir ceza hukuku ihlali ve nitelikli dolandırıcılık suçu bulunmaktadır. Bu nedenle şüpheliler hakkında ivedilikle soruşturma başlatılması gerekmektedir.'
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Bu kapsamda Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında ayrıca soruşturma yürütülüyor.




