ESAM‘ın düzenlediği "Küresel Ekonomik Kriz ve İslam" konulu kongresine iştirak eden Malezya İslam Partisi Genel Başkanı Abdülhadi Awang, Küresel Ekonomik Kriz karşısında yegane çarenin İslam adil ekonomik düzeninin uygulanması, bunun için Müslümanların bir araya gelmesi, özellikle D-8‘lerin bir an önce uygulamaya konulması gerektiğini söyledi.
ESAM‘ın düzenlediği "Küresel Ekonomik Kriz ve İslam" konulu kongresine iştirak eden Malezya İslam Partisi Genel Başkanı Abdülhadi Awang, "Yeryüzüne yeniden adaleti ve barışı biz Müslümanlar getirmeliyiz" dedi. Abdülhadi Awang ile yaptığımız sohbet şöyle sürdü:
ESAM‘ın 18. Müslüman Topluluklar Birliği toplantısının zamanlamasını nasıl buldunuz?
Çok yerinde ve zamanında bir toplantı oldu. ESAM‘ın mimarı olan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan çok ileriyi gören bir insandır. Kendisinden ve ESAM‘ın Genel Sekreterliğini yapan Recai Kutan beyden, toplantıyı sonuna kadar izleyen ve nefis bir hitabetle iştirak eden Saadet Partisi‘nin genç Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş‘u, bu toplantının gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi kutluyorum. İnşallah bu toplantıda sunulan tebliğler, sonuç bildirisi, bu bildiride alınan kararların uygulamaya konulması, bütün insanlığın kurtuluşuna, kan ve göz yaşının durmasına vesile olur. Bunun en güzel örneği; Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş‘un dediği gibi, Kopenhag kriterleri değil, Kudüs kriterleridir.
Kudüs kriterlerini sayın Kurtulmuş‘tan dinledik ama siz yeniden hatırlatır mısınız?
Kudüs Fatihi Hz. Ömer, davet edildiği halde kiliseye gitmemiş, "Ben burada namaz kılarsam, Müslümanlar burasını camiye çevirirler" demiş ve yeni bir cami yaptırmıştır. Haçlılar Kudusü ele geçirdiklerinde diz boyu insan kanı dökerken, Selahaddin Eyyubi, Kudüs‘e girdiğinde kan dökmemiş, herkesi gitmekte ve kalmakta serbest bırakmış, yol parası olmayanlara yol parası vermiştir. Osmanlılar döneminde 4,5 asır bir manga askerle koca Filistin bölgesi yönetilmiş. Çünkü insanlar istediklerine inanmakta, inandıklarını yaşamakta serbest bırakılmış. Din, dil ayırımı yapılmamış. İşte bunlara biz Kudüs Kriterleri diyoruz.
Sizce küresel ekonomik krizin kaynağı nedir?
Küresel ekonomik krizin de siyasi krizlerin de müsebbibi Allah‘a inanmayan sömürgeci zihniyetle onlarla iş birliği yapan Müslüman görünen insanlardır. Yeryüzünde akan kanların ve gözyaşlarının en büyük sorumlusu bu iki kesimdir. Tabi bu arada, üzerine düşen görevleri yapmayan Müslümanlar da bu krizlerden, akan kanlardan ve göz yalarının günahına ortaktır. Çünkü bize göre her şey bu dünyadan ve her şey paradan ibaret değildir. İslamiyeti iyi anlamalı ve yaşamalıyız. Dikkat edin, anlatmalıyız demiyorum, yaşamalıyız diyorum. Çünkü anlattığınız şeyi siz yaşamıyorsanız, sözünüz tesir etmez. İslamiyet, ölülerin dini olmadığı gibi kitabımız Kur‘an-ı Kerim de mezarlarda okunmak için gönderilmemiştir. İslam bir hayat nizamıdır ve hayatın her sahasına müdahale eder. İnsanın doğumundan ölümüne kadar her safhada Allah‘ın ve Peygamber Efendimizin emirlerine uymalıyız.
Bu krizi aşmak için alternatif sistem var mı?
Küresel ekonomik krizi de, siyasi krizleri de aşmak istiyorsak, İslamiyeti yaşamalıyız. Başka tutunacak dal sığınacak barınak yoktur. Çünkü beşeri sistemler iflas etmiştir. Sömürgeci zihniyetler çökmüştür. İnsanlığa adaleti ve barışı biz Müslümanlar getirmeliyiz. Dünyanın liderliğine Müslümanlar layıktır. İnsanlara İslamiyeti insanlara zorla tebliğ değil, bizzat nefsimizde yaşayarak öğretebiliriz. Yani bizi öldürmeye gelen bizde dirilmeli. Bizden daha iyi İslamiyeti savunmalı. Bu da bizim samimiyetimize bağlı. Müslümanlar zayıf düşmüşse yeterince çalışmamışlar, inancımızın emirlerini yerine getirmemişlerdir. Bugün Müslümanlar zor durumdaysa, suç İslam‘ın değil, onun emirlerine uymayan Müslümanlarındır. Tarih boyunca bu böyledir. Mesela Uhud savaşında Peygamber Efendimizin emrini ihlal eden okçular, savaş Müslümanların lehine iken aleyhine gelişmesine sebep olmuşlardır. Bu çok önemli bir mesele.
Kapitalizmin çöküşünün en önemli sebebi nedir?
Kapitalizmin ahlakı ve adaleti yoktur. Kuvvetlinin zayıfı ezmesi üzerine kuruludur. Faiz sistemi toplumları yok eder. Çünkü Cenab-ı Allah buyuruyor ki: "Faizi alan da veren de bana karşı savaş açmış olur" Allah‘a karşı savaş açan insanlar mutlu olabilir mi? Elbette olamaz. Şimdi bizi yöneten, bizden görünen yöneticiler, bizi aldatıyorlar. Hem Müslüman görünüyorlar, hem de faiz sistemini uyguluyorlar. Maddi çıkarlarını düşünen insanlar, bu imkanlarını kaybedince huzursuz oluyorlar. Etrafa saldırıyorlar. Bugün İslam coğrafyası dünyanın en önemli bölgesi üzerinde bulunuyor. Bu bir güçtür. Genç Müslüman nüfusumuz bir güçtür. Şerefli tarihimiz, bilgi birikimimiz ve kültürümüz bir güçtür. Bu güçleri birlik ve beraberlik sağlarsak, yenecek güç yoktur. Şu anda kapitalizmin kölesi haline gelen Müslümanları sömürge olmaktan kurtarmanın yolu İslam‘a sımsıkı sarılmaktan geçer.
Adaleti ve barışı hakim kılmak, insanlığı zalimlerin elinden kurtarmak için önerileriniz nelerdir?
İslamiyeti iyi anlamalı ve emredildiğimiz gibi yaşamalıyız. Müslümanlar birlik olmalı, kendi para birimimizi, kendi NATO‘muzu ve kendi Birleşmiş Milletlerimizi kurmalıyız. Bunun nüvesi D-8‘lerdir. Bu önemli projenin bir an önce yürürlüğe konulması lazım.





