Ankara ile Washington hattında diplomatik nezaketi yerle bir eden akıllara durgunluk verici bir kriz patlak verdi.
Güney Carolina eyaletinde koltuk kavgasına tutuşan senato adayı Mark Lynch, kendi iç siyasetindeki faturayı doğrudan Türkiye'ye kesmeye kalktı.
Kutsal mabedimiz Ayasofya'nın yeniden asli hüviyetine kavuşarak ibadete açılmasını bir türlü hazmedemeyen Lynch, ülkemizin can damarlarına, ekonomiye ve ticarete kasteden ifadelerle haddini aştı.
Milyarlarca dolarlık ticareti bir gecede sıfırlama tehdidi bardağı taşıran son damla oldu.
Faturayı Rakibine Kesti
Skandalın fitilini X platformu üzerinden ateşleyen aday, 2020 yılında alınan tarihi kararı doğrudan hedef tahtasına koydu.
Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesini "Hristiyan tarihinin en büyük haksızlıklarından biri" sözleriyle niteledi. Öfkeden gözü dönen siyasetçi, zehir zemberek açıklamalarında kendi partisinin ağır toplarından mevcut Senatör Lindsey Graham'ı da es geçmedi.
Lynch, "Lindsey Graham’ın gözetiminde, ünlü Hıristiyan katedrali Ayasofya, 2020 yılında Birleşmiş Milletler adına Müslümanlara devredildi. Ayasofya’nın Müslümanlara devrine karşı savaşmak yerine, Lindsey Graham sessiz kaldı. Birleşmiş Milletler’i tehdit etmedi veya Türkiye’ye karşı siyasi gücünü kullanarak bu hırsızlığı durdurmak için hiçbir adım atmadı!" diyerek rakibini yaylım ateşine tuttu.

17.5 Milyar Dolarlık Şantaj Masası
Tehlikenin boyutu sadece boş laflarla sınırlı kalmadı.
Sandıktan zaferle çıkması halinde "Ayasofya’yı Kiliseye İade Et Yasası" adı altında karanlık bir tasarı hazırlayacağını duyuran Lynch, şantaj kartını resmen masaya sürdü. Eğer Türkiye, Ayasofya’yı Rum Ortodoks Kilisesi’ne teslim etmezse, yıllık 17,5 milyar doları aşan devasa Türkiye ithalatının tamamen ve derhal yasaklanmasını talep edeceği vurgulandı.

Kongre'yi Din Adamlarıyla Basacak
Bu akılalmaz tasarıyı ABD Kongresi'ne sunacağı gün için hazırladığı eylem planı ise adeta pes dedirtti.
Lynch'in, Ortodoks, Katolik ve Protestan din adamlarını bizzat Kongre'ye yığarak devasa bir küresel baskı ve karalama kampanyası yürüteceği ifade edildi.
Peş peşe gelen bu hadsiz tehditlerin ardından Washington yönetiminden gelecek resmi tepki ve Ankara'nın atacağı sert diplomatik adımlar bekleniyor.




