Orta Doğu’da silahların susması ve diplomasinin yeniden canlanması için yürütülen diplomasisinde bugün kritik bir eşik aşıldı. Associated Press’in (AP) bölgesel kaynaklara dayandırdığı habere göre; Washington ve Tahran, 22 Nisan’da sona erecek olan kırılgan ateşkes sürecini uzatmak için prensipte el sıkıştı.
ABLUKA VE KARŞILIKLI TEHDİTLER SÜRECİ ZORLUYOR
CNBC-e’nin yetkililerden derlediği bilgilere göre, sağlanan bu mutabakat oldukça ince bir çizgi üzerinde ilerliyor. ABD’nin İran limanlarına yönelik sürdürdüğü abluka ve Tahran yönetiminden gelen sert misilleme tehditleri, henüz bir haftalık olan ateşkesi her an çökme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Arabulucuların ise bu gergin atmosferde masayı ayakta tutmak için yoğun çaba sarf ettiği kaydedildi.

MASADAKİ ÜÇ ÇETİN DOSYA: NÜKLEER, HÜRMÜZ VE TAZMİNAT
Geçtiğimiz hafta sonu doğrudan görüşmelerin sonuçsuz kalmasına yol açan ana kriz noktaları, yeni müzakere turunun da temelini oluşturuyor. Arabulucular şu üç başlıkta çözüm arıyor:
-
İran’ın nükleer programı
-
Hürmüz Boğazı’nın yasal durumu
-
Savaş zararlarına yönelik mali tazminatlar
Tarafların bu başlıklarda geri adım atıp atmayacağı merak konusu. ABD Başkanı Donald Trump ve BM Genel Sekreteri António Guterres, önümüzdeki günlerde Pakistan veya Türkiye merkezli yeni bir müzakere turunun başlayabileceğine dair güçlü sinyaller verdi.

ÇATIŞMANIN ACI BİLANÇOSU
Ateşkes çabaları sürerken, geride kalan çatışma sürecinin insani maliyeti de kan donduruyor. Paylaşılan son verilere göre; İran’da en az 3 bin kişi, Lübnan’da 2 bin 100’den fazla kişi hayatını kaybetti. İsrail tarafında 23 can kaybı yaşanırken, Körfez ülkelerinde de onlarca kişinin yaşamını yitirdiği ifade edildi. Ayrıca çatışmalarda 13 ABD askerinin ölmesi, Washington üzerindeki baskıyı artıran en önemli unsur olarak dikkat çekiyor. Kurumsal ciddiyetle takip edilen bu rakamlar, vatanın evlatları için diplomasinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.





