Dünya ticaretinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda sular durulmuyor. ABD, İran'ın bölgedeki mayın döşeme ve geçiş ücreti alma uygulamalarına karşı düğmeye bastı. BM Genel Merkezi'nde kameraların karşısına geçen Mike Waltz, Tahran yönetiminin adımlarını sadece bölgesel bir kriz değil, tüm dünyaya uygulanan "toplu bir cezalandırma girişimi" olarak tanımladı. Washington'un Bahreyn ve diğer Körfez ülkeleriyle ortak hazırladığı taslak, bölgedeki tansiyonu uluslararası hukuk zeminine taşıyor.
"Bu bir rüşvet mekanizmasıdır"
Mike Waltz, İran'ın gemilerden geçiş ücreti almasını sert bir dille eleştirerek bu durumu açıkça "rüşvet ödemesi" şeklinde nitelendirdi. Seyrüsefer özgürlüğünün dünya istikrarının temel taşı olduğunu vurgulayan Waltz, bu kuralı ihlal edenlerin çok tehlikeli bir emsal oluşturduğuna dikkat çekti. ABD'li temsilciye göre, İran'ın bu hamleleri uluslararası hukuku hiçe sayarak küresel ticaretin altını oyuyor.
Taslakta dört kritik talep
Güvenlik Konseyi'ne sunulacak taslak metin, İran'ın geri adım atması beklenen dört ana başlığı içeriyor:
-
Ticari gemilere yönelik tüm saldırıların derhal durdurulması.
-
Boğazdaki mayın döşeme faaliyetlerine son verilmesi.
-
Geçiş ücreti adı altındaki tahsilatların durdurulması.
-
İnsani yardım gemilerinin geçişine hiçbir engel çıkarılmaması.
"Müzakereler sürse de mayınlar tehlike"
Basın toplantısında İran ile devam eden diplomatik süreçlere ilişkin gelen bir soru üzerine Waltz, olası bir anlaşmanın tüm sorunları çözmeyeceğini ima etti. Bir uzlaşıya varılsa dahi denize döşenen mayınların dünya için ciddi bir tehdit olmaya devam edeceğini hatırlatan Waltz, "İran'ın bu mayınların yerini tespit etmesini ve bu işi tamamen bırakmasını istiyoruz. Gelecekte kim olursa olsun, böyle bir duruma cesaret edememesi için uluslararası bir emsal oluşturmalıyız" dedi.
Gözler şimdi BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin bu taslağa vereceği yanıta ve bölgedeki askeri hareketliliğin seyrine çevrildi.





