Geçtiğimiz günlerde İsviçre’de gerçekleşen ABD-İran müzakerelerinin ardından Washington–Tahran hattındaki tansiyonu artıran çarpıcı iddialar gündeme geldi.

ABD basınına yansıyan haberlere göre, ABD’nin İran ile büyük bir savaşa sanılandan daha yakın olabileceği öne sürüldü.

HAFTALARCA SÜREBİLECEK TAM TEŞEKKÜLLÜ OPERASYON

Söz konusu iddialarda, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonunun haftalar sürebilecek geniş çaplı bir işgal girişimi olabileceği ve bunun muhtemelen İsrail ile ortak yürütülebileceği belirtildi.

Ayrıca 150’den fazla askeri kargo uçuşunun Orta Doğu’ya silah sistemleri ve mühimmat taşıdığı, yalnızca son 24 saatte F-35, F-22 ve F-16 tipi 50 savaş uçağının daha bölgeye sevk edildiği ileri sürüldü.

GÜNLER İÇİNDE SAVAŞ SENARYOSU

İddialara göre İsrailli yetkililer, Tel Aviv yönetiminin İran’da rejim değişikliği ile nükleer ve füze programlarının hedef alınmasını savunduğunu ifade etti.

İsrail tarafının günler içinde savaş ihtimaline karşı hazırlık yaptığı öne sürülürken, bazı ABD’li kaynakların ise Washington’un olası bir saldırı öncesinde daha fazla zamana ihtiyaç duyabileceğini dile getirdiği aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump’a yakın bir danışmanın da önümüzdeki birkaç hafta içinde saldırı ihtimalini yüzde 90 olarak değerlendirdiği iddia edildi.

UMMAN DENİZİ’NDE ORTAK TATBİKAT

İran basınına göre İran, Rusya ve Çin donanmaları “Deniz Güvenlik Kuşağı” tatbikatını Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde gerçekleştirecek. Tatbikat sözcüsü Hasan Maksudlu, hedefin deniz güvenliği ve ticari gemilerin korunması olduğunu söyledi. Tatbikata katılan Rus filosunun komutanı Alexei Sergeev ise ortak operasyonlara hazır olduklarını belirtti.

İSRAİL’DE KRİTİK TOPLANTILAR

İsrail medyasına göre güvenlik yetkilileri parlamentoda İran gündemli değerlendirme toplantıları yaptı.

İç Cephe Komutanlığı Sekreteri Shai Clapper milletvekillerine füze ve İHA tehditlerine ilişkin brifing verdi. Komite Başkanı Boaz Bismuth ise “İran’a saldırının ne zaman başlayacağını günde birkaç kez düşünmeyen İsrailli yok” diyerek kamuoyundaki endişeyi dile getirdi.

BEYAZ SARAY’DAN MESAJ

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada İran’a saldırı için çok sayıda gerekçe bulunduğu belirtilerek Tahran’ın anlaşma yapmasının akıllıca olacağı ifade edildi.

Trump, İran’ın anlaşmayı reddetmesi halinde Diego Garcia ve İngiltere’deki Fairford üssünün kullanılabileceğini söyledi.

Trump ayrıca İngiltere’ye adayı Mauritius’a devretmemesi çağrısında bulundu.

TAHRAN’DAN BATI’YA SUÇLAMA

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Batılı ülkelerin İran’ın bağımsız olmasını istemediğini belirtti.

Loristan’da girişimcilerle konuşan Pezeşkiyan, yolsuzluk ve kaçakçılıkla mücadele edilmeden ekonomik sorunların çözülemeyeceğini söyledi.

YILMAZ: “MÜZAKERELER SADECE NÜKLEER DOSYA DEĞİL”

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Güvenlik Araştırmaları Merkezi (Güvensam) Genel Koordinatörü Cihat İslam Yılmaz, görüşmelerin teknik bir pazarlığın ötesinde anlam taşıdığını söyledi.

Yılmaz, “Cenevre’de yürütülen temaslar yüzeyde nükleer pazarlık gibi görünse de gerçekte karşılıklı caydırıcılık, rejim güvenliği ve bölgesel güç projeksiyonu arasındaki karmaşık denklemin yeniden müzakere edilmesidir” ifadelerini kullandı.

STRATEJİK GÜVENSİZLİK ENGELİ

Yılmaz’a göre taraflar görüşmeleri sürdürmek istese de temel sorun güvensizlik. Yılmaz, “Temasların dolaylı yürütülmesi bile diplomatik irade ile stratejik kuşku arasındaki gerilimi gösteriyor. Bu süreç yalnızca teknik uzlaşı değil, karşılıklı niyet testidir” dedi.

Tarafların taleplerinin birbirini kilitlediğini belirten Yılmaz, “Washington doğrulanabilir ve kalıcı sınırlamalar isterken Tahran yaptırımların geri döndürülemez kaldırılmasını öncelik görüyor. Hiçbir taraf ilk adımı tek başına atmak istemediği için klasik eşzamanlılık sorunu oluşuyor” diye konuştu.

BÖLGESEL DİNAMİKLER SÜRECİ KIRILGANLAŞTIRIYOR

Yılmaz, askeri hareketliliğin diplomatik süreci doğrudan etkilediğini vurgulayarak, “Körfez’deki askeri yoğunluk, İsrail faktörü ve büyük güç rekabeti diplomatik zemini hassaslaştırıyor. Süreç kurumsallaşmış güven artırıcı mekanizmalarla desteklenmezse diplomasi kısa vadeli taktik olarak kalabilir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen