Dünya diplomasisinin kalbi İslamabad’da atarken, 21 saat süren kritik zirveden sonuç çıkmaması Orta Doğu’yu yeniden savaşın eşiğine getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, diplomasi masasının devrilmesinin ardından küresel ticaretin kalbinin attığı yer olan Hürmüz Boğazı için abluka talimatını verdi.

"UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI SİSTEMİYLE İMHA EDERİZ"
ABD ordusu, Umman Körfezi’nde uygulanacak ablukanın kurallarını en katı şekilde belirleyerek gemilere vur emri verdi. CENTCOM üzerinden yapılan duyuruda, bölgeye izinsiz giren her türlü aracın ele geçirileceği vurgulanırken, Trump, İran’ın hızlı saldırı botlarını doğrudan hedef aldı. Trump, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "İran Donanması, tamamen yok edilmiş halde deniz dibinde yatıyor. Tam 158 gemi. Uyarı: Bu gemilerden herhangi biri ABLUKAMIZA yaklaşırsa, denizde teknelerdeki uyuşturucu kaçakçılarına karşı kullandığımız aynı öldürme sistemi kullanılarak derhal İMHA EDİLECEKLERDİR. Bu hızlı ve acımasız bir işlemdir." Kurumsal ciddiyetten uzak ama son derece tehlikeli olan bu tehdit dili, bölgede tansiyonu kontrol edilemez bir noktaya taşıdı.

"SAVAŞ SAYARIZ, DİĞER KARTLARIMIZI AÇARIZ"
Tahran cephesi, ABD’nin Hürmüz hamlesini bir blöf olarak nitelendirse de askeri karşılık verme konusunda kararlılığını yineledi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ablukanın açık bir savaş ilanı olduğunu kaydederek, henüz oyuna sürülmemiş stratejik kozların masada olduğunu hatırlattı. Azizi, "Bu girişim savaş olarak sayılır ve biz buna karşılık vereceğiz. Ayrıca biz de henüz oyuna sokmadığımız diğer kartlarımızı ortaya koyabiliriz. Yenilginizi kabul edin, savaşta kazanamadıklarınızı müzakere masasında talep etmeyin" diyerek Washington’a rest çekti. İran kanadı, Hürmüz’deki egemenlik haklarından milim geri adım atmayacağını bir kez daha tescilledi.

ORTAK YÖNETİM TEKLİFİNE TAHRAN'DAN RET
İslamabad’daki görüşmelerin neden tıkandığına dair en çarpıcı açıklama ise İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’dan geldi. Nikzad, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde Amerikan rolünü de içeren yeni bir yasal rejim teklif ettiğini ancak bu "birlikte yönetme" önerisinin elinin tersiyle itildiğini duyurdu. Nikzad, İran'ın iyi niyet göstergesi olarak 430 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu seyreltme teklifinin bile ABD tarafından sabote edildiğini belirterek, "Öyle bir noktaya geldiler ki 'haydi, Amerikalıları da kapsayan bir Hürmüz Boğazı yasal rejimi oluşturalım' dediler. Peki sizin Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde işiniz ne?" değerlendirmesini yaptı. Nikzad’ın ifadesiyle, diplomasinin bir "dikta arenası" olmadığı gerçeği artık sahada test edilecek.





