28 Şubat tutanakları yola çıkıyormuş.
Yani
Yani si şu:
Milli Güvenlik Kurulu sır diye sakladığı tutanakları
artık faaş edilecek.
Bir dönem Milli Güvenlik Kurulu demokrasimizin
tepesinde Demokles in kılıcı gibi duruyordu.
Şimdi
MGK ya yeni düzenleme getirildi.
Bu düzenlemede, Başbakan Yardımcıları ile Adalet Bakanı
Kurul üyeleri arasına dahil edildi. Kurul üye sayısı, değişikliğin yapıldığı
tarih itibariyle 14 e çıkarıldı.
Böylelikle Milli Güvenlik Kurulu nun görev tanımı yeniden
yapılandırılarak sınırlandırıldı.
Artık kanunda öncelikle dikkate alınması öngörülen MGK
kararları, Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilerek uygun bulunması halinde
kabul ediliyor ve tavsiye kararları haline getiriliyor.
Dahası; Kurul un olağanüstü toplanmasında Genelkurmay
Başkanı nın teklif etme yetkisi kaldırıldı.
Bunlar olumlu gelişmeler.
Çünkü yapılan değişiklikler sonrasında MGK nın Devletin
milli güvenlik siyasetinin tayini, tesbiti ve uygulaması ile ilgili alınan
tavsiye kararlarını Bakanlar Kurulu na bildiriyor.
Böylelikle; asker kışlaya çekildi, siyasetçi ise görev
başına geçerek asli görevlerine getirildi.
***
Bir dönem iktidarı elinde tutan ve dudaklarından çıkan
her sözün kanun olduğu dönemi özleyen Vandal lar, bir nakarat tutturmuş,
diyorlar ki:
İhtilal değil,
görevimizi yaptık.
28 Şubat yargılanmaları başladı ya, sanıklar 35 inci
maddenin kaldırılması nı umursamıyor bile.
35 inci maddeyi kaldırmak yetmez. Şerefli subaylar
yeminlerini bozmaz. O zaman irtica iç tehditti. Eski TCK ya göre fişleme diye
suç yoktu diye avukatları aracılığıyla savunma yapmışlar.
İşte bu MGK nın teslim edeceği sır tutanaklarda,
askerlerin Prof. Dr. Necmettin Erbakan la irtica ile mücadele baskısı yaptığı
o ünlü toplantının görüntü ve ses kayıtları mevcut.
Bu tutanaklar deşifre edilirse, kimin ak, kimin kara
olduğu görülecek.
***
Yıllardır milleti irtica geliyor ve laiklik elden
gidiyor teraneleriyle uyuttular.
Ne irtica nın geldiği oldu ve ne de laikliğin elden
gittiği!
Ne diyordu İstiklal Şairimiz:
Zalimin hasmıyım amma sevemem mazlumu
İrtica nın, şu sizin lehçede manası bu mu
-Yok canım!
Yok deme
-İfrat ediyorsun Köse
İşte ben Mürteci yim, gelsin işitsin dünya!
Hem de baş Mürteci yim, patlasanız, çatlasanız
Hadi kanununuz assın beni, yahut yasanız!
Bana anlat bakayım şimdi; biçare Ocak,
Zorbalar saltanatından ne zaman kurtulacak (Mehmet Akif
Ersoy, Safahat, s.149)
***
İrtica geliyor masalı kocaman bir yalandı. Laikliğin
elden gittiği de yoktu.
Ama 28 Şubat Postmodern darbeyle askerler geldi,
seçilmiş irade gitti. Refah Partisi kapatıldı. Seçilmiş Başbakan Erbakan a
siyasi yasak getirildi.
Sonrasını biliyorsunuz. Generaller banka boşaltarak
servetine servet kattı. Yahut emekli generaller özel sektörde danışmanlık adı
altında istikballerini garantiye aldılar.
Medya vole yi vurdu. Bir yandan teşvik kredileri
alırken, bir yandan da RP nin istenmeyen hükumet olduğunu manşetlere taşıyarak
vazifesini hakkıyla yaptı. Korku umacılığı yaparak kendisini de inandırdı.
***
Bu bakımdan 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu kararı bir an
önce deşifre edilmeli.
9,5 saat süren toplantıda neler yaşandı Başbakan
Erbakan ın tavrı ne idi ve sonrasında ne oldu
Niçin, o toplantının ardından bildiri yayınlandı
Başbakan Erbakan ın her zamanki iyi niyetiyle Ordu ile
hükumet uyum içiresinde demeye çalıştıysa da, Genelkurmay Genel Sekreteri
Tümgeneral Erol Özkasnak niye ısrarla:
Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilkelerine bağlı
olmayanlarla uyum içerisinde değildir diyerek ipleri germe noktasına getirdi
Bütün bu suallerin cevap bulması, hem 28 Şubat ın ne
kadar derinlere indiğini gösterecek, hem de Başbakan Prof. Dr. Necmettin
Erbakan ın anlaşılması bakımından önem arz edecektir.