Kültür-Sanat

Zorunlu yakınlaşma

Zorunlu yakınlaşma

Abone Ol

"Özellikle AB süreci içinde yer alan bir Türkiye‘yi tercih eden ve AB olmazsa kendisini alternatif görecek Türkiye‘yi de makbul görmeyen bir Rusya söz konusu" diyen Star gazetesi yazarı Beril Dedeoğlu, bölgede oynanan satranca dikkat çekiyor.

Ortadoğu-Orta Asya açılımı bakımından İran Rusya için ne kadar yaşamsalsa, Akdeniz ve orada karşılaşacağı "batılı" müttefikler ile ilişkilerinde de Türkiye o kadar kilit önemde. Kafkasya ve Karadeniz‘deki rolü de düşünülecek olursa, Rusya‘nın Türkiye ile gerginlik yaratacak politikaları tercih etmeyeceğini düşünmek zor olmaz. Ukrayna ya da Gürcistan politikalarından farklı olarak Rusya‘nın Türkiye ile ilişkilerini işbirliği kapsamında şekillendirdiği ve karşılıklı yumuşak ikna politikalarıyla yönlendirdiği söylenebilir.

Özellikle AB süreci içinde yer alan bir Türkiye‘yi tercih eden ve AB olmazsa kendisini alternatif görecek Türkiye‘yi de makbul görmeyen bir Rusya söz konusu. Zira Türkiye, bir yandan AB öte yandan ABD ile ilişkilerini yakınlaştırdığı ölçüde Rusya bu kesimlerle yüz-yüze gelmeden, dolaylı politika üretme imkanına sahip olabilir.   Kuzey Buz Denizi, Gürcistan ya da Karadeniz‘de ABD ile askeri, eski Doğu Avrupa ülkeleri-yeni AB üyesi devletlerle ekonomik ve stratejik olarak yüz yüze gelinen her noktada, büyük kriz çıkma ihtimalleri bulunduğu defalarca kanıtlanmış durumda. Dolayısıyla Türkiye, Rusya‘nın dış ilişkilerinde tatlı-sert rekabet dengesi sürdürebilmesi bakımından önemli bir ortak ve tam da bu nedenle iki ülke arasında hiç olmadığı kadar yakın ilişkiler bulunuyor. Türkiye açısından da benzer bir durum söz konusu. Orta Asya ve Kafkasya‘da "Rusya‘ya rağmen var olamayacağını bilen Türkiye, ancak bu ülkeyle iyi ilişkileri bulunur ise hareket kabiliyeti kazanacağını öğrendi. AB‘ye üyelik sürecinde Rusya ile ilişkilerini bazen bir tür tehdit bazen de bir hediye olarak sunan Türkiye, esas olarak ABD ile ilişkilerini belirli bir samimiyet sınırında tutma konusunda Rusya‘dan yararlanmakta. ABD, stratejik taleplerinde biraz ileri gittiğinde Türkiye Rusya‘nın vereceği tepkiye ve göreceği zarara işaret ederek pazarlık gücünü korurken, ABD ilgisi azaldığında yine Rusya‘yı, özellikle Kafkaslardaki varlığını göstererek ilgiyi üzerine çekebilmekte.

Bu karşılıklı yararlanma hali olumlu bir döneme işaret ediyor. Bununla birlikte, iki devlet arasındaki ikili ilişkilerin kendilerinden çok her birinin diğer ülkelerle sürdürdüğü gerginliklere bağlı olduğu ve "Rusya ile yakınlaşmanın Ayı‘yla yatağa girmek" gibi olabileceği hatırlatılmalı.