Günlerdir kampüs kapılarında umutlu bir haber bekleyen binlerce öğrenci ve ailenin yüreğine su serpen o kritik hamle en üst makamdan geldi. Kapatma kararının yarattığı şok dalgası, Cumhurbaşkanlığı'nın devreye girmesiyle tamamen dağıldı. Yükseköğretim Kurulu, Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından Bilgi Üniversitesi'nin kapılarını yeniden öğrencilerine açtığını resmi bir yazıyla kamuoyuna duyurdu.

KARARIN PERDE ARKASINDA NELER YAŞANDI?
Kapatılma şokunun ardından atanan kayyım heyetinin hazırladığı o kritik raporların doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın masasına iletildiği aktarıldı. Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda, 25 Mayıs tarihli yeni bir kararname ile o tartışmalı 21 Mayıs kararının resmen yürürlükten kaldırıldığı kaydedildi.
YÖK cephesinden yapılan bilgilendirmede, kurumun mali yapısının doğrudan devlet güvencesi altına alındığına dikkat çekildi. Öğrencilerin geleceğini kurtaran o kararın gerekçesi ise,
"Cumhurbaşkanımızın, gençlerimizin ve ailelerinin beklentilerine ilişkin güçlü hassasiyeti doğrultusunda kamu yararı, yükseköğretim sistemimizin istikrarı ve hiçbir öğrencimizin mağduriyet yaşamaması için sürecin yeniden ele alınmasına ve üniversitenin eğitim öğretim faaliyetlerine kesintisiz şekilde devam etmesine karar verildi."

22 BİN ÖĞRENCİ DERİN BİR NEFES ALDI
Atılan bu geri adım sadece kampüsteki gençleri değil, devasa bir akademik orduyu da rahatlattı. YÖK kanunlarına tam uyum sağlandığı belirtilen üniversitede halihazırda eğitim gören tam 22 bin öğrencinin geleceğindeki o kara bulutlar dağılmış oldu.
Ayrıca kurum bünyesinde ter döken 1100 akademik ve idari personel ile 1000 kısmi zamanlı çalışan ve stajyerin de günlerdir uykularını kaçıran o belirsizlik sürecinin nihayet sona erdiği vurgulandı.
YÖK BAŞKANI'NDAN SÜRECE DAİR İLK MESAJ
Milyonların kilitlendiği bu tarihi dönüşün ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın yaptığı o çarpıcı değerlendirme de kayıtlara geçti.
Özvar, sancılı günlerin perde arkasını anlatırken,
"İlk süreç, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken hukuki bir işlemdi. Ancak sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamasına izin vermemiş, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir."




