TÜİK‘in 28 Şubat 2011 tarihli "Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2009" adlı raporundaki verilere göre, adaletsiz gelir dağılımının sonucu olarak en zengin yüzde 20‘nin aldığı pay yüzde 47,6 iken, en yoksul yüzde 20‘nin aldığı pay sadece % 5,6 oldu.
2008‘de sırasıyla yüzde 46,7 ve yüzde 5,8 olan en zengin ve en yoksul yüzde 20‘lerin paylarına bakıldığında, teğet geçtiği söylenen krizin ardından zenginin daha da zenginleştiği, yoksulun da giderek yoksullaştığı görülüyor. En zengin ile en yoksul arasındaki fark ise 2005‘te 7,3 kat iken, 2009‘da 8,5 kata yükseldi.
2005 senesinde en zengin yüzde 20 milli gelirin yüzde 44,4‘ünü alırken, en yoksul yüzde 20 ise yüzde 6,1‘lik bir paya sahipti. TÜİK‘in 2009 verilerine göre, 2008 yılında kırsal kesimde yaşayanların yüzde 34,62‘si yoksulluk sınırının altındayken, bu oran 2009‘da yüzde 38,69‘a çıktı. Kentlerde yaşayanların da yüzde 8,86‘sı 2008‘de yoksul sayılırken, 2009‘da yüzde 9,38‘i bu sınırın altında yer aldı. Yukarıdaki rakamların, IMF‘ye olan borcu azalttığını söyleyen siyasi iktidarın, IMF politikalarıyla zor duruma düşürdüğü tarım sektörünün hal-i pür melalini gösterdiği söylenebilir.
İşsizlik kemikleşti
TÜİK verilerine göre 2011‘in Ocak ve Şubat döneminde işsizlik oranı yüzde 11,9 olarak gerçekleşti. 2010‘daki yüzde 14,5‘lik muazzam işsizlikten sonra bir miktar düşmüş olan işsizlik rakamları, yine de yüzde 10‘ların üzerinde seyretmekte. İktidara geldiği 2002 senesinde yüzde 10,3 işsizlik oranı devralan AKP, bu rakamı 2011 itibariyle yüzde 11,9‘a taşımış durumda. 80 senelik süreçte görülmemiş büyüme rakamını iddia eden iktidarı ise rakamlar tekzip ediyor. Radikal gazetesi ekonomi yazarı Fatih Özatay‘a göre, 1950-2002 arasında yüzde 4,7 olan ortalama büyüme hızı, 2003-2010 döneminde yüzde 4,4 oldu. Abartıldığı gibi bir büyümeden söz edilemeyeceği gibi işsizlik anlamında bir rekor söz konusu bugün. Kamu-Sen‘in araştırmasına göre her yıl 700 bin genç üniversiteden mezun olurken, TÜİK‘in en son yayınladığı işsizlik verilerine göre genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 22. Bir seneden daha fazla iş arayanların ve uzun süredir iş bulamamaktan dolayı umutsuzluğa kapılıp iş aramaktan vazgeçenlerin de işsiz kategorisinde değerlendirilmediği düşünüldüğünde, gerçek sayının resmi veri olan 3 milyon rakamından çok daha fazla olduğu anlaşılıyor.
Nüfusun yüzde 18‘i yoksul
TÜİK‘in rakamlarına göre 339 bin kişi sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırının (nüfusun yüzde 0,48‘i)altında yaşarken, 12 milyon 751 bin kişi (nüfusun yüzde 18,08‘i) ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürmekte. TÜRK-İŞ‘in Nisan 2011‘de yaptığı araştırmaya göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 869 TL olurken, 4 kişilik ailenin yoksul sayılmaması için en az 2.833 TL bir gelire sahip olması gerekiyor.




