Kültür-Sanat

Yetmiş milyon kişi fişlenecek!

Yetmiş milyon kişi fişlenecek!

Abone Ol

FBI Başkanı Türkiye‘den, tıpkı AB‘den istedikleri kişisel bilgileri istiyordu. Kara, hava, deniz, demiryolu gibi bütün ulaşım araçlarını kullananların parmak izi, ses, yüz, retina/iris gibi en özel bilgilerinin toplanıp kendilerine verilmesini istiyordu. Buna da biyometrik veri deniyor.

Hepimiz, günün her saatinde, her yerde izleneceğiz, bilgilerimiz toplanacak ve ABD istihbaratına aktarılacak. Biz hâlâ telefon dinleme tartışmalarını yapaduralım, onlar bunun çok ötesini istiyorlar. Bir süre sonra DNA örneklerini de isteyecekler.Sadece "şüpheliler"i izlemek mümkün değil. Böyle bir ayırım yapılamayacağına göre, aldığınız her bilet, attığınız her imza, pasaport alırken alınan on parmağınızın izi küresel terörle mücadele gerekçesiyle onlara verilecek. Sadece bunlar değil, kendinizle, ailenizle, çevrenizle ilgili bilgiler, banka işlemleriniz de aktarılacak.

Bu ne demek?Yetmiş milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı potansiyel terörist olarak izlenecek demek. Zaten kendi imkanlarıyla izleyebildikleri kadar izliyorlar. Ama bunu Türkiye Cumhuriyeti devlet imkanları kullanarak daha düzenli ve etkili yapmak istiyorlar...

Müeller‘in ziyaretiyle Türkiye‘nin bu kirli trafikteki rolünü sorguladık. Gizli anlaşmanın altında kimin/kimlerin imzası olduğunu sorduk. Bütün dünya konuşu sorgulamaya başlamıştı. Aynı tarihlerde CIA uçakları İstanbul‘a, Diyarbakır‘a, İncirlik‘e inip kalkıyordu. Gelecek nesillerin bunun hesabını soracağını söyledik. Müeller‘in 2005‘teki Ankara temasları hâlâ sır. Türkiye‘nin kirli ortaklığa "katkısı" ve Türkiye‘de olduğu söylenen gizli sorgu evleri de. 30 Kasım‘da sözkonusu anlaşma yapılacak. Türkiye‘nin neye nereye kadar "hayır" dediği konusunda endişeliyim. Bugün olmasa bile yarın 27 AB ülkesi arasına katılınca ne olacak? Ben o kadar bekleneceğini sanmıyorum.  Müeller‘in taleplerinin bununla sınırlı olduğunu da sanmıyorum...