Kültür-Sanat

Yeni yılın aktörü İran

Yeni yılın aktörü İran

Abone Ol

İran‘da  şaibeli seçimlerle açığa çıkan iktidar-karşıtı eylemlerin sert biçimde bastırılması, Ayetullah Hüseyin Ali Muntazeri‘nin ölümü etrafında giderek güçlenen bir muhalefete dönüştü. Ayetullah Ali Hamaney ile Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad‘ın uygulamalarını eleştiren muhalefet, Muntazeri‘nin manevi rehberliğini Mir Hüseyin Musevi‘nin siyasal kimliği ile birleştiren bir direniş başlattı.

Direniş, başta Tahran olmak üzere Tebriz, Kum ve İsfahan gibi birçok yerde sokak gösterileri olarak ifade buluyor, iktidar da sert yöntemler kullanmayı sürdürüyor. Bu sert önlemler sırasında Musevi‘nin yeğenin de öldürüldüğünü hatırlatalım. İktidarın muhalefete karşı aldığı tutumun ve tercih ettiği yöntemin öldürme, hapsetme, korkutma ve susturma olduğuna bakılırsa, İran‘da yönetimin siyaset üretme yeteneği kalmamış denebilir.

Zira hiç de fazla düşünmeye gerek olmadan "karşıdakini bertaraf etme" yöntemi en bilinen biçimiyle uygulanıyor. Bununla birlikte, en bilinen konulardan birisinin de gözardı edildiği anlaşılıyor. Toplumsal zemini bulunan "gerçek" muhalefetin baskı yoluyla susturulma girişimi, muhalefetin büyümesine, genişlemesine ve yaygınlaşmasına; hatta bir süre sonra da iktidar olmasına yol açar.  İran‘daki süreç buna mı işaret ediyor beklemek ve beklerken de muhalefetin neye muhalefet ettiğine dikkat etmek gerek. ..

Öte yandan, Ahmedinecad‘ın olup bitenlerden batılıları sorumlu tutması da bu anlam kaymasına yardımcı olmuş olabilir. Musevi yanlıları ifade özgürlüğünün kısıtlandığından yakınırlarken Ahmedinecad‘ın bu talebin tohumlarını batılılar ekti demesi, muhalefetin batıcı bir hareket olduğunun sanılmasına yol açabilir. Türkiye bu tür deneyimleri fazlasıyla yaşadığı için, sanki anlamak daha kolay oluyor.