Yeni eyalet değil, Doğu Türkistan...
Doğu Türkistan‘da meydana gelen olaylar gündemin en sıcak maddelerinden birisi. Bizdeki gazete ve televizyonlar bile ısrarla Çinlilerin oraya vermiş olduğu ‘yeni toprak, yeni eyalet‘ manasına gelen ‘Xinjiang‘ın değişik versiyonlarını kullanıyorlar nedense. Hasan Karakaya Vakit‘deki yazısında Doğu Türkistan tarihinin kronolojisini vermiş:
"(...) Ne dersiniz; gündemdeki olaylar vesilesiyle, "Doğu Türkistan‘ın tarihçesi" hakkında kısa bilgiler verelim mi?.. Çünkü bu bilgiler, "bugünkü direniş"in sebebini anlamamıza da yardımcı olacaktır.
Efendim; tarihi M.Ö. 8. asra kadar uzanan ve İskitler‘e, Hunlar‘a, Göktürk‘lere, Karluk ve Karahanlı İmparatorluğu‘na "beşiklik" yapmış bu topraklar, her zaman iştah kabartmıştır!.. Çünkü o topraklarda "maden" vardır, "petrol" vardır, "doğalgaz" vardır!.. 1 milyon 824 bin 418 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip bu ülkeye, Kızıl Çin yönetimi, (...) "Xinjiang" der... Çünkü onlar için, "yeni toprak"tır Doğu Türkistan!.. Bu topraklara 1877‘de Çin-Mançu istilâsı ile el konulup, 1884‘te bu ad verilmiştir!..
1949‘daki "Komünist Çin işgali"nden sonra da, 1 Ekim 1955‘ten bu yana "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" yaftası asılmıştır bu toprakların boynuna!..
Oysa;
Bu "esir ülke"de, 1863 yılında Yakup Han tarafından "Şarkî Türkistan İslâm Devleti" kurulmuş ve hemen "Osmanlı‘ya biat" edilmiş, ülkede Sultan Abdülaziz Han adına "hutbe"ler okunmuş, "para"lar da yine Abdülaziz Han adına bastırılmıştı!..
Ta ki;
Yakup Han‘ın 1877‘deki ani ve şüpheli ölümüne kadar!
O güne kadar ülke semalarında dalgalanan "Osmanlı sancakları"nın yerini, yine "Çin bayrakları" almıştır!..
İşte, o yıl "Xinjiang" demiştir "müstevli"ler!..
Evet, "yeni toprak, yeni eyalet" anlamında!..
1930‘lara kadar sürer bu istila...
12 Kasım 1933‘te, yeniden "Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti" ilân edilir!.. Yeni "Türk/İslâm Cumhuriyeti"nin Dışişleri Bakanı Hacı Kasım Can, Hindistan‘ın Bombay şehrinden telgraf çeker Ankara‘ya:
"Gökbayrak‘tan Albayrağa selâm!"
Ne acı ki;
Bu "müjde"nin üzerinden sadece 4 yıl geçtikten sonra, yani 1937‘de, bu Türk-İslam Cumhuriyeti Rus-Çin işbirliği ile yine dağıtılır!..
Biter mi "özgürlük" mücadelesi?..
Bitmez... 11 Kasım 1944‘te, bu defa "3 Vilâyet İnkılabı" olarak bilinen ayaklanmalar sonucu, Gulca şehrinde "Doğu Türkistan Cumhuriyeti" ilân edilir!..
Ve bir defa daha;
Ay-Yıldızlı "Gökbayrak" dalgalanır Doğu Türkistan semalarında!..
Maalesef, o da 5 yıl sürer!..
1949‘da, Stalin‘in onayıyla; Çin, bir defa daha istilâ eder Doğu Türkistan‘ı!..
O günden bu yana da;
Nüfusu 30-35 milyonu bulan Doğu Türkistan halkı "var olma" mücadelesi vermekte, Kızıl Çin yönetimi ise "yok etme" stratejisi uygulamaktadır!..
Bakmayın, adının "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" olduğuna!.. 1982 Çin Anayasası‘nda da yer alan bu "özerklik" kavramı, sadece "kâğıt üstünde"dir!..
Özerk yönetim, tamamen "Çin Komünist Partisi‘nin tahakkümü ve idaresi" altındadır!.. Doğu Türkistan halkı, kendi "öz" yurdunda "azınlık" muamelesi görmekte ve her türlü hakları da gaspedilmektedir!.. Bırakın "hak"larını, "namus"ları bile gaspedilmektedir. Zaten son olaylar da, "namussuz"lara karşı başlatılan bir "namus mücadelesi"dir!..(...)"
(Hasan Karakaya / VAKİT)