Türkiye de son dönemde yaşanan değişimler sosyal güvenlik sisteminde yeni düzenlemelere neden oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sinyallerini verdiği yeni modelle, yaşlı nüfusun bakım hizmetleri artık devlet güvencesine alınıyor. Yapılacak yeni düzenleme ile birlikte yaşlıların bakımında profesyonel yardım dan maddi yardıma kadar birçok destek sağlanacak
PRİMLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ DEVLETTEN KARŞILANACAK
Yeni sistemin finansman modeli, genel sağlık sigortasına benzer bir mantıkla işletilecek. Vatandaşların sembolik düzeyde bir katkı payı ödemesi öngörülürken, asıl finansal yükü devletin sırtlanacağı kaydedildi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun öncelikli gündem maddesi olması beklenen bu modelde amaç, sosyal güvenlik sistemini gelecekteki yaşlanma şoklarına karşı korunaklı hale getirmek. Cevdet Yılmaz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Orta Vadeli Programımız çerçevesinde ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu doğrultuda Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi'nin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

ALZHEİMER VE PARKİNSON HASTALARINA ÖZEL TAKİP
Bakım sigortasının en kritik ayaklarından birini ağır kronik hastalıklar oluşturuyor. Özellikle demans, Alzheimer ve Parkinson gibi sürekli takip ve özel ilgi gerektiren nörolojik hastalıklara sahip bireyler, bu sigorta kapsamında öncelikli olacak. Sistem devreye girdiğinde, sadece bakımevi masrafları değil, evde hemşire, hasta bakıcı ve fizik tedavi gibi hizmetlerin yanı sıra gerekli tıbbi ekipman desteği de sigorta fonundan karşılanacak. Böylece kronik hastalığı olan yaşlıların hastane köşelerinde değil, uzman desteğiyle kendi konfor alanlarında bakılmasına olanak sağlanacak.

2030 YILINDA YAŞLI NÜFUS ORANI 13,5’E ÇIKACAK
Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2023 yılında yüzde 10,6 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Bazı illerde bu oran şimdiden yüzde 20’yi aşarken, TÜİK verileri tehlikenin büyüklüğüne işaret ediyor. Tahminlere göre, yaşlı nüfus oranı 2025 yılında yüzde 11,1’e, 2030 yılında ise yüzde 13,5’e yükselecek. Yüzyılın sonunda her üç kişiden birinin yaşlı olacağı gerçeği, bakıma muhtaç kitlenin de katlanarak artacağı anlamına geliyor. Hükümetin başlattığı bu sigorta hamlesi, işte bu "yaşlılık fırtınasına" karşı hazırlanan en kapsamlı savunma hattı olarak dikkat çekiyor.





