Moskova bir zamanlar böyleydi. Politbüro arabaları Kızıl Meydan‘daki insanları ‘yine neler oluyor?‘ paniğine uğratmak istercesine Kremlin‘den hızla çıkarlardı.
Sovyet sistemi gücünü, bu kapalılıktan alırdı. Türkiye‘de de ordudaki tayinler, ‘soğuk savaş‘ dönemini aratmayacak bir gizeme büründü. Kameralar, Çankaya, Başbakanlık Konutu ve Genelkurmay arasında dolaşıyor. Beşiktaş Adliyesi de sürece dâhil oldu. Onca zaman varken tutuklama ve yakalama kararları için Askeri Şûra toplantısı beklenmişti. KKK krizi Genelkurmay Başkanlığı‘na da sıçrayınca ‘detant‘ için yine mahkeme devreye girdi, Şûra‘da terfi alamayan askerlerle ilgili kararlar kaldırıldı. Böylece yargının ne denli ‘adil‘ ve ‘bağımsız‘ olabileceğini gördük... Şehit anaları gözyaşı dökmeye devam ederken kimin ordu komutanı, kimin genelkurmay başkanı olacağı hesaplarıyla 30 Ağustos‘u bekleyeceğiz! Sıcak. Çok sıcak. Şüphecilerin,‘küresel ısınma da neymiş?‘ diye hafife aldıkları aşırı sıcaklar yaşamı tehdit ediyor. Bu yazı da YAŞ‘la ve referandum ateşiyle geçireceğiz... (DERYA SAZAK / MİLLİYET)