Günümüz ekonomik düzeni pazar ekonomisi adıyla anılıyor. Bunun birinci ikinci evreleri erken kapitalizm yılları olan 50‘li 70‘li yıllara rastlar.
Üretimin pazar için yapıldığı demlerdir o demler ve rahmetli Erbakan‘ın diliyle vahşi sömürge kapitalizmi denilir o günlerin sistemine... İmalat sanayinin üretimiyle insan ihtiyaçları arasındaki mantıki, ahlaki ve vicdani bağ koparılmış ve üretim, insan ihtiyaçlarından bağımsızlaştırılmıştır... Türkiyelinin, azınlıklardan devlet eliyle kendilerine sermaye transferi yapılan yerli kapitalistleri tarafından Duyun-u Umumiye‘yi mumla aratıcı biçimde sömürülmeye başlandığı demler, ayni zamanda, devletin sistemine karşı cepheleşmenin de başladığı demlerdir... Ekranlardaki kadın programlarına, evlendirme seanslarına bakınız... Bayatlamış dekoltesiyle rüküş görünmesi istenmeyen bu çevirgenlerin ertesi günkü elbiseleriyle makyajları da, onları potansiyel müşterileri için yemleme zokası olarak kullanan üretici pazarlamacı şirketten... Vicdansız kapitalizmin bu programcıların giyinip kuşandıklarını gün be gün hem de ücretsiz değiştirmesindeki amaç, model olarak kullanılan bu kişilerin taklit edilmesi yönünde, vatandaşı şartlamaktır... Evladiyelik Arnavut kaldırımlarının yerlerine ikame edilen allı pullu modern kaldırımların da, dekoltelerinde meydana gelen hızlı yıpranmadan ötürü belediyelerce iki üç senede bir yenileştirilmesi, dekoltenin ne denli bir soygun silahı olduğunu gösterir... (ATİLLA ÖZDÜR / AKİT)





