Yoksul olsa da, pek eğitimli olmasa da nice "kendi halinde" insan, dünyanın her yanında, tevekkül, tevazu, iyilik, barış dolu bir hayat idrak etti, ediyor.
Vahşet; gerilik değil, esasta güç ve gücü dayatma meselesidir. Uzun namlulu silahlarla düğün evi basanların da esas dürtüsü kuvvettir, onun kanıtlanmasıdır, gücü o sırada elinde tutmanın ve kusturmanın şehvetidir; katleden güce muhakemesiz, vicdansız abanmasıdır. Sri Lanka‘da, iç savaşta iki günde katledilen 2 bin sivil, belki "geri" bir ülkede, ama "modern" bir ordunun marifetidir. Sınırsız, vicdansız güç kullanımıdır. Otorite kanıtlamak ve bunu en kolay yoldan, kitle üstünde silahla ifa etmektir. "Afganistan‘da 147 sivil köylü öldürüldü" dendiğinde, normal gelmesi, "Afganistan‘a zaten yapışık duran gerilik ve şiddet"tendir. Lakin, "özne"yi silahın arkasına oturttuğunuzda, ABD çıkıyorsa; hem de cesetlerdeki yanıklar beyaz fosforu, yani kimyasal silah işaret ediyorsa, bu "vahşet"i "Afganistan‘ın geriliği" ile mi "ileri ABD‘nin sınırsız güç kullanımı" ile mi açıklamak istersiniz?..
Mesele insanların geriliği değildir; mesele her tür sınırsız gücün geriletilmiş olup olmaması meselesidir. Elinde silahla köy basma ihtimali olan akrabanın da... Elinde silahla köylüleri katletme imkânı olan devletin de... Elinde silahla köylüleri yakma gücü olan süper devletin de.
Ama... Elinde kalemle; iki dudak arasında çok sayıda hayatla oynama gücü olanın da... Elinde emir verme yetkisiyle; çok sayıda insanın üstünde sınırsız tahakküm kurarın da... Elinde siyasi, bürokratik, askeri, ekonomik otoriteyle; binlerce, yüz binlerce, milyonlarca insanın hayatı üstünde sınırları belirsiz, haddini bilmez otorite ve güç kullananın da.
Doğru... Cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti işte bu sınırları vaat eder. Bu ufku açar. Bu fikri kafalara sokar.
Ama unutmamalı ki; tepeden lütuf olarak değil, dünyanın dört yanında, hemen her halkın katkısıyla, yüzlerce yıl içinde böyle bir umut, fikir ve ufuk oluştuğu için. Misal vermek gerekirse; Sadece ABD‘nin "gelişmiş" kurucu babaları İngiliz emperyalizmine karşı bağımsızlık ilan ederken hak ve özgürlük dedikleri için değil; Onların bu vaadine rağmen aşağılanan "geri" köleler de ayaklanabildiği, değişim isteyebildiği, emeğini çalan, insanlığını hor gören "ileri" gücün "vahşeti"ne karşı özgürlük şarkıları söyleyebildikleri için!