Ağca nın hapisten çıkarıldığı haberi kamuoyu gündemine bomba gibi düştü kurban bayramının ilk günleri. Öyle bir bombaydı ki bu herkes bu konuyu konuşmaya, tartışmaya başladı. Gazetelerin manşetlerini Ağca olayı kapladı baştan başa. Uzman köşe yazarları, uzman hukukçular, uzman psikiyatristler yani işinde ne kadar uzmanlaşmış insan varsa hatta uzman ev kadınları bile Ağca yı konuşmaya başladı. Ama bir türlü kimse işin içinden çıkamıyordu. Halbuki Ağca olayı birkaç yıllık bir olay değil tam 25 yıldır zaten gündemde olan biriydi Mehmet Ali Ağca. Peki bu adamla ve gerçekleştirdiği eylemlerle ilgili olarak bunca yıldır tartışılmasına, üzerinde konuşulmasına rağmen her seferinde işler nasıl oluyor da böylesine sarpa sarıyordu? Neden bir türlü uzadıkça uzayan uzun ince yolun sonu gözükmüyordu? Neydi Mehmet Ali Ağca nın özelliği? Bunca yıldır gündemi bir şekilde belirlediğine ve her seferinde gündeme bomba gibi düştüğüne göre gerçekten "Mesih" olabilir miydi acaba? Yoksa şeytana bile pabucunu ters giydirecek akıl mı vardı onda? Birkaç psikiyatristin belirttiği gibi sosyapat, paranoyit şizofren ya da en anlaşılır şekilde kafayı iyice yemiş ?deli olabilir miydi gündemimizi bu derece meşgul eden bu adam? Kesin olan şu ki Mehmet Ali Ağca dile kolay yirmi beş yıldır şöyle veya böyle gündemi meşgul etmeyi, gündemde olmayı başardı. Dünyada bunu başaran az sayıda isim var şüphesiz.
Ağca nın sırtından hiç çıkarmadığı Mavi Kazağı en az Ağca kadar ün kazandı. Ağca bu kazağı niye hiç sırtından çıkarmıyordu? Neydi bu kazağın sırrı? Hapisten çıkarıldıktan beş gün sonra tekrar Kartal daki evden alınıp cezaevine konan ?Mesih Ağca Mavi Kazakla ilgili şu açıklamayı yapacaktı kendisiyle konuşan emniyet görevlilerine: "Üçüncü dünya savaşı çıktığında orduların başında ben olacağım ve ?mavi ordumdaki askerlerin üniforma rengi olacak" dedi. Üçüncü dünya savaşını Mehmet Ali Ağca gibi bir Mesih in çıkarmasına gerek kalmadı, ne de olsa çevremizde yeteri kadar savaş var, ama bir Mesih in üçüncü dünya savaşını başlatabilme ihtimali ilginç olabilir. Hatta günümüz dünyasına çok uygun düşebilir.
Aytekin Gezici nin Akis yayınlarından çıkan ikinci kitabı (İlki en az Ağca kitabı kadar ilginç olan Abdullah Öcalan ın baş kişisi olduğu İmralı Firarisi romanı) MAVİ KAZAKLI MESİH Ağca 13 Mayıs Şifresi ve Fatima nın 3. Sırrı Ağca üzerine yazılmış bir araştırma inceleme kitabı. 25 ana başlıktan oluşan kitap Ağca nın çocukluğundan günümüze kadar gelen Ağca olaylarının özeti niteliğinde. Fakat Aytekin Gezici araştırma-inceleme kitabı olmasına rağmen Mehmet Ali Ağca kitabında o kadar sürükleyici bir anlatımı seçmiş ki kitabın sayfalarını hızla çevirmekten kendinizi alamıyorsunuz.
Kitapta okuyucunun merakını uyandıracak bazı başlıklar var ki; zaten bu başlıkların altında yazan bilgiler kitabı görünüşte bir özet olmaktan çıkarıyor. "Ağca kafasındaki peruğu çıkarınca tanıdım" başlığı altında yazılanlar 1 Şubat 1979 da Abdi İpekçi nin vurulması ve Ağca nın yakalanıp hapse konduktan sonra hapisten kaçırılıp Abdullah Çatlı nın evine gelen Ağca nın peruk kullanmaya başlamasıdır. Bu başlık ardından gelen "Ağca kafasında perukla önce Ankara ya gitti, ardından?" başlığı altında yazılanlar en az ilk başlıkta yazılanlar kadar Ağca nın yaşadıklarına dair ilginç bilgiler içeriyor.