İslâm‘da heykel sorunlu bir alanı oluşturuyor ya...
Bize heykeli modernleşme, çağdaşlaşma, Batılılaşma... Hasılı, "medenileşme" olarak sundular. Keşke bu kadarla kalsa; sanatçılar heykeller yapsa, isteyen de bunları satın alsaydı... Öyle olmadı ki! Bir kere başımıza "Atatürk heykelleri" diye bir "şey" çıkardılar. "Şey" diyorum çünkü olay acayip kapsamlı. Öncelikle bir sektör: Birileri bu işten para kazanıyor. (Kimsenin kazancında gözümüz yok.) Asıl önemlisi: Atatürk heykelleri, vesayet rejimini topluma benimsetmek için kullanılıyor. Bunun için de Atatürk heykellerini totem ve tabu haline getirdiler. Bir kere dikildi mi, bir daha kaldıramıyorsun...
28 Şubat (1997) darbe döneminde ise Çılgın Kemalistler, "gerici" dedikleri insanların evlerinin önüne, Atatürk heykeli dikiyordu bir gecede. Düşünsenize: Sabah perdeyi bir açıyorsun, karşında betondan bir Mustafa Kemal. Kaşlarını çatmış sana bakıyor. Üstelik bunu izin almadan, karar çıkarmadan filan yapıyorlardı. Kimse bu açık suça, "suç" diyemiyordu.
Not: Siyasilerin cesaret edeceklerini sanmıyorum ama Atatürk‘ü Koruma Kanunu‘ nun kaldırılması gerek. Böyle kişiye özel kanun olur mu? Buna hukuk denir mi? Tayyip Erdoğan asıl bu ucubeden bizi kurtarsa ne iyi olur. Ama tabii daha Anayasa‘nın girişinde, özel isimden söz edersen, kanunda da o ismi korursun....
Emre Aköz SABAH





