Padang şehri Batı Sumatranın eyalet merkezidir. Bu başkentte oteller, camiler, okullar ve çok katlı apartımanlar yıkıldı. Bazıları yan yattı, bazıları da yedi katlı yaş pasta gibi üstüste yığıldı. Atölyelerde yangınlar çıktı, ülkede elektrikler kesildi.
Pariyamandaki evsizlere ve muhtaçlara hava kararıncaya kadar otuz kilometrelik yol boyunca pirinç, pastörize süt ve çadır bezi dağıtmayı aralıksız sürdürdük. Hesap ediyorduk, biz dört günde yirmidört ton pirinç dağıtmıştık, hem de adrese teslim.
THY ve Star Alyans
Türk Hava Yolları uluslar arası bir ulaşım şirketiyle anlaşmış: Star Alyans.
İstanbul‘dan havalandıktan on iki saat sonra ancak Singapur‘a inmiştik. Pasaport kontrollerinden geçip büyük salona geldiğimizde elinde havaya kaldırdığı kartonda ismimiz yazılı bir hanım bizleri aküyle çalışan üstü açık arabaya alıyor. Neredeyse Balgat-Sıhhiye uzaklığındaki mesafeden hızla tekrar bineceğimiz salona kadar getiriyor. Biletlerimizi ve uçuş kartlarımızı alıp bize takdim ediyor ve ayrılıyor. İşte Star Alyansın hikmeti ve yolculara kazandırdığı kolaylıklar.
İçinden geçtiğimiz üç ülke: Singapur, Kuala Lumpur ve Sumatra. Üçü de dağlar ve ormanlarla kaplı. Havadar yaylalarla kuşatılmışız. Şehir merkezleri ve sahiller sıcak sert ve parlak bir ekvator güneşiyle aydınlanıyor. Sürekli ıslaksınız, yoğun nemden-rutubetten içiniz-dışınız tere batıyor. Klima, fan ve içilen soğuk sularla arkadaşların ekserisi öksürüyor, aksırıyor, burnunu çekiyor veya siliyor. Çoğumuz bronşit, farenjit, larenjit. Getirdiğimiz ilaçlardan önce biz kullanmaya başlıyoruz. Gençlerin sesleri değişiyor, milletin boğazıyla başı belada.
Klimaya ihtiyaç var. Ama terlemek klimadan daha sağlıklı. Klimalar serinletiyor fakat hasta ediyor. Üstelik toksinlerin de atıldığı ter daha sağlıklı. Zaten günde en az iki-üç defa soğuk su dökünüp duruyoruz.
Tsunami nedir?
Binlerce canı aldıktan sonra ancak Tsunami dünya gündeminin ortasında yerini almıştı.
Tsunami japonca bir kelime imiş. Şiddetli liman dalgası demekmiş. Normal deniz dalgaları yüzeysel olur ve esen rüzgarın gücü nisbetinde artar ve azalır. Oysa Tsunami deniz dibindeki depremle ortaya çıkan kontrolsuz enerjiyle yüzeyden dibe kadar etki eden kütlevi bir harekettir. Deniz dibindeki deprem, volkan patlaması, heyelan, zemin kayması veya taban çökmesiyle denize geçen büyük enerjiyle oluşur. İlk dalga zayıf olabilir ama 2, 3, 4. dalgalar apartman yüksekliğinde ve çok hızlı gelebilir. Karaya çarpar ve kilometrelerce de içeri girebilir. Tarihte Atlas Okyanusu‘nda Atlantis ve Akdeniz‘de Girit adasını vurarak Minos uygarlığına son vermişti. Bugün dahi Şili, Alaska ve Japonya da tarih boyu zarar gören sahil ülkeleri arasındadır.
Dört yıl önce bu felaketi yaşayan Bande Açe‘ye nerdeyse bütün sivil toplum örgütleri yardıma gitmişti. Cansuyu Derneği de ev, okul, yetim yurdu ve portatif hastanelerin yapımında üzerine düşen görevi yaptı. İnsani yardım amaçlı kurulan sivil toplum örgütleri hayırda yarıştılar. Türk kamuoyu Sumatra ve Açeyi bu felaket sırasında yakından tanımış oldu.
Bu sefer de Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Kordinasyon Dairesi bütün dünyaya acil yardım çağrısında bulunuyor.
Padang şehri Batı Sumatranın eyalet merkezidir. Bu başkentte oteller, camiler, okullar ve çok katlı apartmanlar yıkıldı. Bazıları yan yattı, bazıları da yedi katlı yaş pasta gibi üstüste yığıldı. Atölyelerde yangınlar çıktı, ülkede elektrikler kesildi.
Cansuyu hazır kıta!..
Doğal afetler karşısında yalnız belediyeler değil, devletler de acze düşer, sel ve depremler karşısında devletler de enkaz altında kalırlar.
Yakından takip ediyorduk: Sumatra adasında arama kurtarma çalışmaları beş gün sürdu. Sel ve çamur deryası yollar geçit vermiyordu. Temizlik çalışmaları aralıksız devam etti. Devletler ve uluslar arası dernekler, vakıflar ve insani yardım kuruluşları maddi ve lojistik imkanlarıyla Sumatra‘ya doğru yola çıktılar.
Teyakkuz halinde hazır bekleyen Cansuyu Derneği, bir grup gönüllüyü Filipinlere gönderirken, bu hizmet için İngiltere‘de master çalışmasını erteleyip gelen bölge uzmanı Mehmet Ali Eroğlu ile birlikte bizleri de Sumatra için görevlendiriyor. Aynı akşam tereddütsüz yola çıkıyoruz.
Sumatra afet bölgesi
Sumatra‘ya ulaşmamız hiç de kolay olmuyor.
İçinde bulunduğumuz Air bus yolcuların dışında 44 ton yük taşıyan bir kargo uçağıdır. Hindistan hava sahası üzerinde anons yapılıyor, Singapur‘a giriş formları dağıtılıyor. İstenen bilgileri yazıp görevlilere takdim ediyoruz. Sağlık bakanlığımızın organize ettiği bir grup doktor, hemşire ve hasta bakıcı arkadaşlarla da aynı uçaktayız.
Ekrana yansıyan detaylı haritada görüldüğü gibi sürekli doğuya doğru gidiyoruz. Harita Kuala Lumpur‘u işaret ediyor. Singapur-Kuala Lumpur üzerinden ancak beklemelerle birlikte onsekiz saatte Sumatra‘ya ulaşabiliyoruz. Birleşmiş Milletler tarafından Sumatra, afet bölgesi olarak ilan ediliyor.
Pudang havaalaninda bizi Pkpu-partner kuruluşumuzun gönullü gençleri karşılıyor, birlikte kriz merkezine gelip ilk toplantımızı yapıyoruz.
Kaybolan Köyler
Açe yolu üzerinde dört köy depremle başlayan heyelan ve sellerle haritadan silindi. Yalnız bir kasabada dörtyüz ölü. Köyler insan, hayvan, bitki, kedi ve köpeğine kadar okul ve mescitleriyle yüzlerce ton toprağın altında. Devlet tüm imkanlarıyla tam yedi gün kepçe ve greyderlerle ve bazen kazma-kürek çalıştı. Çıkardıkları cesetler dışında daha binin üzerinde kayıp tahmin ediliyor. Avrupalı NGO‘lar yol kenarlarına çadırlarını kurmuşlar. Yardım amaçlı gelen sivil toplum örgütleri içinde göğsünde sallanan haçıyla özel kıyafetli rahibelerle, misyonerler de halkın içindeler. Dört yıl önce 260 bin insanın hayatını kaybettiği ve adını ilk defa işittiğimiz Tsunami denilen dev dalgaların sebep olduğu felaket tekrar mı yaşanıyordu. İhtiyaç sahiplerine yardım dağıtmak üzere üç köyün aynı anda çamura gömüldüğü yamaçlara doğru çıkıyoruz. Üzerleri yüzlerce ton çamur kütleleriyle kaplı olan üç köy halkından sadece kırkaltı insan kurtulabilmiş. Hepsi de geniş bir çadır altında toplanmışlar. Burası bizim için gıda, süt, çadır ve semptomatik ilaç dağıttığımız doğal merkezlerden biri oldu. Kurtulanlar arasında üç aylık bir bebeğin ayağı kırılmıştı. Genç bir adamın bacak ve köprücük kemikleri kırılmıştı. Kadınlar arasında yüz ve kolları enfekte yaralarla kaplı olanlara pansumanlarını yapıyoruz. Depremzedeler çay suyu ısıtmak için ikişer tuğla koyarak kendilerine bir ocak yapmışlar. Kuru kokonat kabuğu bizim tezekten hatta çam kozalağından daha güzel yanıyor. Köy ve mezralarda en iyi yakıt kuru kokonat kabuğudur. Kaybolan köylerde olay yerini yakından görmek ve yardım etmek maksadıyla gelen Tebliğ cemaatının genç üyeleriyle tanışıyoruz. Başları sarıklı, gözleri sürmeli yiğit gençlerdi. Bali adasından gelmişler. "Sizin İstanbuldan gelmiş olmanız bizim Hindistan ve Orta Asyada yapacağımız tebliğe güç katar. Varlığınız halka güven verir. Daha çok Budist, Hindu, Brahman, Hırıstıyan hatta ateist Müslüman olur. Yılda bir ayınızı bize ayırın lütfen!" "İnşallah!" diyoruz.
Haritadan silinen köyler
Cansuyu tecrübesiyle hiç vakit kaybetmeden araziye giriyoruz. Bölgeyi gruplar halinde gezerken hem acil hayati ihtiyaçları tespit ediyoruz, hem de alan taraması yapıyoruz.
Kuala Lumpurdan aldığımiz bir ton semptomatik ilacı, önceden kargoyla gönderiyoruz. Bölge halkından öncelikle gıda sıkıntısı ile geçici barınak ihtiyacı talebiyle karşılaşıyoruz. Yerli halk Malaylarda temel gıda pirinç. Korkudan sütü kesilen çocuklu analara yavruları için süt ve ısı değişikliklerine dirençli, yağmur yağdığında su geçirmeyen çadır kurmak ilk projemiz oluyor. Endonezya‘nın diğer eyaletlerinden gelen idealist ve hizmet ehli gençlerle birlikte projeyi hayata geçirmeye başlıyoruz. Üç gece uyku uyumadan, sabahlara kadar çalışıyoruz. Yirmi dört ton pirinci her aileye on kilogram olarak dağıtıyoruz. Dört ton süt tozunu gıda ihtiyacı olan çocuklara ulaştırıyoruz. Altı yüz adet deprem çadırını özellikle evlerin bahçelerine bambu profiliyle kuruyoruz.
Zor günlerde karaborsayı önleyen devlet sürekli olarak kotrolleri ülkeye yayıyor. Toptan ve perakende satış merkezlerinde ve lokantalarda hiç kimse fiyatlarla oynayamıyor. Alışveriş yapmak için gittiğimiz büyük marketler fiyatlarını yükseltememişler. Harp zenginleri gibi deprem zenginleri de bir vakıadır.
Deniz dibinde meydana gelen depremle ortaya çıkan kontrol edilemeyen enerjiyle oluşan Tsunami dalgaları daha önce de altı köyü haritadan silmişti.



