Küresel piyasalar nefesini tutmuş, Pekin'den gelecek tarihi haberlere kilitlenmişken Ankara'dan Washington'a, Londra'dan Tokyo'ya kadar tüm başkentlerde hesaplar yeniden yapılıyor. İran’daki savaş nedeniyle daha önce ertelenen o kritik buluşma öncesi atılan bu adım, sadece iki ülkenin değil, tüm dünya ticaretinin geleceğini şekillendirecek cinsten. Ekonomik güvenliğin artık bir ulusal güvenlik meselesine dönüştüğü bu dönemde, devlerin Seul’deki "ön randevusu" olası bir küresel krizin önündeki en büyük baraj olarak görülüyor.
Bessent'ten Tokyo-Seul-Pekin Hattı
ABD Hazine Bakanı Bessent, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Başkan Trump ve Şi Cinping arasındaki "tarihi zirve" için yola çıktığını duyurdu. Programın oldukça yoğun olduğu kaydedilirken, Bessent'in 12 Mayıs’ta Tokyo’da Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile görüşeceği, ardından 13 Mayıs'ta Seul'de Çinli mevkidaşı Hı Lifıng ile masaya oturacağı aktarıldı.
Bessent'in, "Ekonomik güvenlik ulusal güvenliktir ve Başkan Trump’ın 'Önce Amerika Ekonomik Gündemi'ni ilerletmek üzere çalışırken verimli bir dizi görüşme gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" şeklindeki ifadeleri, Washington'ın masadaki kararlılığını bir kez daha teyit etti.
Geçici Ateşkes Kalıcı Olacak Mı?
İki ülke arasında 2025'te Busan’da varılan geçici mutabakatın süresi dolmak üzere.
Taraflar bu turda daha kalıcı bir çerçeve arayacak.
Karşılıklı yüzde 24'lük ek tarifelerin bir yıl ertelenmesi kararı ve Çin’in fentanil ihracatını kontrol altına alma taahhüdü görüşülecek.
Nadir toprak elementlerinin kontrolünden liman ücretlerine kadar, Washington’ın yerli üretimi koruma politikası ile Pekin’in küresel tedarik zincirindeki hakimiyeti bir kez daha çarpışacak. Daha önce 6 kez farklı Avrupa ve Asya başkentlerinde bir araya gelen heyetler, bu kez doğrudan liderler zirvesinin zeminini hazırlayacak.
Gözler şimdi 13 Mayıs'ta Seul'de gerçekleşecek ön görüşmeye ve ardından 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin'de tüm dengeleri değiştirmesi beklenen o büyük buluşmaya çevrildi.





