Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi‘nde yeni anayasa ile ilgili önemli tespitlerde bulunarak, yeni anayasanın ruhunun demokratik, adil ve özgürlükten yana olması gerektiğini söyledi.Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM)‘ın bu yılki son konferansı yeni anayasa ile ilgili oldu. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak‘ın son konuşmacı olarak katıldığı konferanslar dizisinde Kamalak, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin somut öneriler getirdi. Kamalak, daha önceki bütün anayasaların üstten topluma dayatıldığına dikkatleri çekerek ilk defa bir anayasanın millet adına yazılacağını kaydetti. ‘Yeni anayasanın ruhunda demokrasi, adalet ve özgürlük olmalı‘ diyen Kamalak, insan hakları temeline dayanması gerektiğini de kaydetti.
ESAM Konferans Salonu‘nda düzenlenen ‘Türkiye‘de Anayasa Süreçleri‘ adlı konferansa çok sayıda siyasetçi ile üniversite öğrencileri iştirak etti. Konuşmasına Osmanlı‘dan başlayan anayasal hareketlerden başlayan Kamalak, Osmanlı‘daki anayasal denemelerin hep dışarıdan dayatmalarla yapıldığına dikkatleri çekti.
"Toplum yeni bir anayasa ile bütün sorunların çözüleceğine inandırılmış durumda"
Türkiye‘deki anayasal süreci tarihi ile birlikte aktaran Kamalak, yeni anayasaya ilişkin de ‘Yeni bir anayasa gerekli midir? Nasıl bir anayasa yapılmalı‘ sorularına cevap verdi. Öncelikle toplumun yeni bir anayasa ile sorunlarının tümden çözüleceğine ilişkin inanışın yanlışlığına da vurgu yapan Kamalak, "Toplum yeni bir anayasa ile bütün sorunların çözüleceğine inandırılmış durumda. Beklenti çok yüksek tutuluyor. Yeni anayasa terör olayını bitirecek mi? İşsizliği kökünden çözecek mi? Tabi ki bu sorunları çözmesi zor gözüküyor ama her halükarda ceberut bir ürünün sonucu millete dayatılan bu anayasa değiştirilmelidir" dedi.
"Mevcut anayasa yamalı bohça haline döndü"
"Başörtüsü sorunu bu ülkede 1969 yılından beridir var. Bu sorun özellikle son 30 yıldır büyük bir yara olarak önümüzde duruyor" diyen Kamalak, 1980 yılındaki anayasaya göre başörtüsünün yasak olmadığını ancak yapılan bazı yorumlara göre milletin bu konuda eğitim hakkının engellendiğini söyledi. 1980 yılında yazılan anayasanın ceberut bir darbenin ürünü olduğunu da kaydeden Kamalak, "Mevcut anayasa yamalı bohça haline döndü. Yapılan düzenlemeler ile bu anayasaya estetik yapıldı. O yüzden bu anayasa botoksludur ama ruhu hala ceberuttur" diye konuştu.
Güçlülerin değil herkesin anayasası olmalı
Kamalak, yeni anayasanın yazılmaya başlandığına dikkatleri de çekerek, "Yeni anayasanın temelinde insan hakları harcı dökmek lazım. Bütün maddeleri insan haklarına dayanmalı. Bu şekilde anayasanın temelinde ise demokrasi, adalet ve özgürlük olmalı. Milletin her bir ferdi bu anayasa benim demeli. Adaletli olmalı ki güçsüzler hakkını savunsun. Güçlülerin değil herkesin anayasası olmalı. Toplumu karşı karşıya getirmeyen metinler yer almalı" diye önerilerde bulundu.





