Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" için kritik süreç bugün başlıyor. TBMM Adalet Komisyonu, saat 15.30'da toplanarak 12 maddelik çerçeve yasa teklifini ele alacak. Geniş siyasi mutabakatla hazırlanan ve 360 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin, pazar günü Genel Kurul'da görüşülmesi öngörülüyor.
KOMİSYON BUGÜN İLK GÖRÜŞMEYİ YAPACAK
Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki zeminini düzenlemeyi amaçlayan teklif, bir yıllık komisyon çalışmasının ardından TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Komisyon üyeleri bugün teklif maddeleri üzerinde ilk değerlendirmelerini yapacak. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin Genel Kurul gündemine taşınması bekleniyor.
"YASAMA TARİHİNİN EN KRİTİK TEKLİFLERİNDEN BİRİ"
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin görüşmeleri öncesinde yaptığı değerlendirmede, Meclis'in önemli bir sorumluluk üstleneceğini belirtti. Yüksel, "Meclisimiz bu teklifle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı.
BİR YILLIK ÇALIŞMANIN ARDINDAN HAZIRLANDI
Yüksel, komisyonun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te gerçekleştirdiğini hatırlatarak, bir yıllık çalışmalar sonucunda hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu ifade etti.
"AF DÜZENLEMESİ DEĞİL" VURGUSU
Teklifin bir af düzenlemesi olmadığını vurgulayan Yüksel, düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için örgütün tüm unsurlarıyla fiilen sona erdiğinin, silah ve mühimmatın tamamen teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmî Gazete'de yayımlanması şartının bulunduğunu belirtti. Yüksel, "Edirne'den Hakkari'ye kadar yükselen ortak ses şudur: Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün. TBMM olarak yazacağımız her madde, kuracağumuz her cümle ve ortaya koyacağımız her düzenleme, işte bu ortak dileğin hukuk diliyle ifadesi olacaktır" dedi.





