Vatandaşın pazar sepeti alev alev yanıyor. Tarlaya tohum atmadan gübre ve enerji faturalarıyla sarsılan üretici, ekimden hasada kadar derin bir belirsizlik kıskacında. Tarlada kopan maliyet fırtınası, ucuz gıda umutlarını suya düşürdü.

Çiftçi Çıkmaz Sokakta: Borç Yüzde 300 Fırladı

Girdi maliyetlerinin altında ezilen üretici için borçlanmak artık bir tercih değil, hayatta kalma mecburiyeti haline geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kayıtlarına göre, 2026 Mart ayı itibarıyla tarım alanındaki toplam kredi borcunun 1 trilyon 371 milyar liraya ulaştığı kaydedildi. Yalnızca bankalara olan 1.3 trilyon liralık devasa borç yığını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41'lik bir sıçramayı işaret ediyor.

Ancak asıl korkutucu tablo takibe düşen kredilerde gizli. Geçtiğimiz yıl 5,3 milyar lira olan batık borç, yüzde 300 oranında artarak 21,2 milyar liraya fırladı. Beklenen olmadı; borcunu çeviremeyen ve traktörünü, toprağını kaybetme korkusu yaşayan çiftçinin resmen çıkmaz sokakta olduğu vurgulandı.

Tarim Iscisi Kadinlar Anlatiyor Molada Ikinci Cayi Bile Icirtmiyorlar H86126 9133A

Etiketler Gerçekten Düşecek Mi?

Merkez Bankası'nın enflasyon raporunda da gıda fiyatlarındaki önlenemez tırmanışa dikkat çekildi. Yılın ilk dört ayında sebze-meyve grubunda yüzde 57’lik devasa bir artış yaşandığı aktarıldı.

Yıl sonu gıda enflasyonu tahmini yüzde 19'dan yüzde 26,3'e çıkarılsa da TÜİK'in yüzde 34,55'lik son verisi kafaları karıştırdı. Üstelik üretimdeki kriz sadece ekonomik rakamlardan ibaret değil. Ziraat Mühendisleri Odası, aşırı hava olaylarının tarımsal üretimde büyük bir yıkıma yol açtığını belirterek, zararların doğrudan 'afet' kapsamında değerlendirilmesi ve tohum, fide desteklerinin bedelsiz sağlanması gerektiğini kaydetti.

Uzmandan İnfial Yaratan Uyarı

Resmi istatistiklerle tarlanın gerçeği arasındaki uçurum ise her geçen gün derinleşiyor. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın değerlendirmelerine göre, TÜİK'in paylaştığı mazot ve gübre artış rakamları piyasadaki yangını gizlemeye yetmiyor.

Yıldırım, tablonun vehametini şu sözlerle ifade etti: "TÜİK’in rakamları çok düşük. Mesela aylık olarak hem gübrede hem mazotta artış yüzde 9,55 görünüyor. Hâlbuki mart rakamları onlar. İran Savaşı başladı gübre fiyatları, mazot fiyatları uçtu. Ziraat Odaları Birliği’nin Mart ayı verilerinde mazotta yüzde 22’nin üzerinde, gübrede de yüzde 26 ile yüzde 8,5 arasında değişen çeşidine göre bir fiyat artışı var. TÜİK rakamları gerçekçi değil."

Akaryakıt zamlarının çoktan sofraya ulaştığını hatırlatan Yıldırım, asıl tehlikenin girdi fiyatlarındaki kontrolsüz artışın haziran başındaki buğday ve arpa alım fiyatlarına nasıl yansıyacağı olduğuna dikkat çekti.

241945

Hasat Zamanı Yaklaştı

İktidarın yaş çay alım fiyatını 35 TL olarak duyurmasının ardından üreticideki gergin bekleyiş sürüyor. Son iki yıldır hiçbir ürün için fark ödemesi yapılmazken, aşırı yağışlar sebebiyle hasadın bölgelere göre 2-3 hafta gecikeceği tahmin ediliyor. Çiftçi şimdi buğday, arpa, mercimek ve fındık için verilecek yaşamsal rakama kilitlendi; tüm gözler Ankara'dan gelecek yeni taban fiyat açıklamalarında.

Kaynak: Haber Merkezi