Kültür-Sanat

Söz ilk kez yayıncılarda

Söz ilk kez yayıncılarda

Abone Ol

Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen Ulusal Yayın Kongresi ilk kez yayın sektörünün sorunları karşısında tepeden inmeci bir anlayışla yaklaşmıyor. Yayıncıların sorumluluk ve görev üstlendiği yeni yapılanmayı açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Günay‘ın beklentisi ise fikri takip.

4-5 Aralık 2009 tarihinde Ankara‘da gerçekleştirilen 5. Ulusal Yayın Kongresi Sonuç Bildirisi dün Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından açıklandı. Point Hotel Barbaros‘da Bakan Günay‘ın yanı sıra Ulusal Yürütme Komitesi ve Komisyon Başkanları‘nın da katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısı sektörün sorunlarının çözümü hakkında bir umut oluşturdu. İlki 1939 yılında, ikinci dünya savaşının eşiğinde toplanan yayın kongresinin ikincisi ise 36 yıl sonra yapılabilmiş. Bakan Günay, 70 yıl içinde beşinci kez ancak toplanabilmenin fikri takipsizlik nedeniyle olduğunu dile getiriyor. İlk kongrede yayın sektörün altyapısının oluşturulmaya çalışıldığını belirten Günay, Türk okurunu dünya edebiyatıyla tanıştırma amaçlı ilk kongrenin ardından 1974 ve 1991‘de bir araya gelindiğini, 1998‘deki toplantının ise yayıncılık dünyasındaki toparlanmayla birlikte bir heyecan oluşturduğunu ancak aradan 11 yıl geçtikten sonra tekrar toplanılabildiğini de hatırlattı. Bu yıl gerçekleştirilen toplantıyı diğerlerinden ayıran bir özellik var. Günay, uzun bir aradan sonra yayın dünyasını çeşitli taraflarıyla bir araya getirerek yeni bir model geliştirdiklerini söyledi. Kamu kurumlarının artık eskisi gibi yönlendirici bir güç olmayacağını kaydeden Günay, ilk kez kamunun eş güdüm sağlayarak yayıncıları da işin içine kattığını ifade etti. Tepeden inmeci bir anlayışın ortadan çekileceği yeni dönemde kararlar, kamu ile birlikte meslek örgütlerinin ve yayıncıların görüşleri alınarak oluşturulacak. Sektörle işbirliğinin daha çok öne çıktığı beşinci kongrenin diğerlerinden temel farkı ise, yayıncıların kamu ile daha çok iç içe olması, kamu yerine yayıncıların öncülük yaptığı bir model geliştirilmesi.

Günay, yaklaşımlarının kamunun sadece işi kolaylaştırıcı bir yöntem uygulaması olduğunu da ifade ediyor. Böylece büyük ölçüde işin denetimi ve yönetimini sektörün kendisi üstlenecek. Dayatmalara karşı olduklarının altını çizen Günay, özgürlükçü bir model benimsediklerini dile getiriyor. Her şey bir yana alınan kararlar nasıl uygulanacak? Bu konuda ortaya çıkacak ilgisizliğin ortadan kalkması için bakan Günay, tüm tarafların uygulamanın takibini yapması gerektiğini altını çizerek belirtiyor.

Kamu denetleyecek ve kolaylaştıracak

5. Ulusal Yayın Kongresi‘nde alınan önemli kararlardan bazılarını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ilk madde olarak özgürlüklere dikkat çekti. İşte üzerinde uzlaşılan ve fikri takibi gereken konular: Yayıncılık iş kolunun öncelikli bir sektör olarak ele alınması ve sektörün endüstri haline gelmesi sağlanmalı. Yayıncı standartlarının, yayıncılık örgütleri tarafından belirlenip sertifikanın verilmesi ve denetiminin bu örgütler tarafından yapılması sağlanmalı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yazar, Yayıncı, Çevirmen, Telif Ajansı Meslek Kuruluşlarının yönetiminde mevcut kamu kurumlarının yeniden yapılandırılması veya sektörü tek çatı altında toplayacak yeni bir özerk kurumsal yapı oluşturulmalı. Devlet yayıncılık sektörünü olumsuz etkileyen ve gelişme ortamını yok eden uygulamalarla sektöre müdahale ve kontrol politikalarından vazgeçmeli, okuma kültürünü geliştirici önlemler almalı ayrıca diğer sektörler gibi yayıncılığı da desteklemeli, sektörün gelişmesini ve çağdaş dünya yayıncıları ile rekabet edebilecek güce ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almalı. Kamu yayıncılığı özel yayın sektörünün rakibi olmaktan çıkmalı ve asli görevi olan yardımcı, standart getirici, denetleyici ve kolaylaştırıcı misyonu üstlenmeye başlamalı.

Fikri hakların takibi ve fikir hırsızlığıyla mücadelede daha etkili olabilmek için bandrol, sertifika, kayıt, tescil, tevdi gibi işlemler, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu‘nun 81. maddesinde de belirtildiği gibi sektördeki meslek birlikleri aracılığıyla yapılmalı. Çocuk ve gençlik yayıncılığında; kitaba ulaşma, kitap edinme, okumayı deneme ve kendi öznel alanında kitabı sevme ya da reddetme hakları tanınmalı ve uygulanmalı. Kitap ve okuma eylemi hiçbir biçimde, hiçbir nedenle ve hiçbir alanda (eğitim, hukuk vb) ceza unsuru olmamalı; bu konudaki uygulamaların ceza hukukundan çıkarılması sağlanmalı. Mevcut eğitim-öğretim programları engellilere de hitap edecek bir yaklaşımla uyarlanıp geliştirilmeli. Devlet ve öğrenim bursu veren kurumlar öğretmenlere, akademisyenlere, öğrencilere kitap bursu da vermelidir.

"Dijital Yayın Kongresi" gerçekleştirilmeli

Daralan yayın piyasasını hareketlendirmek, yüksek maliyetli özel eserleri, yeni ve deneysel çalışmaları yayın hayatına kazandırmak açısından yayınevleri, telif ajansları, meslek birlikleri ve kamunun işbirliği ile güçlü bir kurumsal yapının oluşması sağlanmalı ve bu çerçevede söz konusu ortak yayın projelerinin çevirisi için TEDA (Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılımı) Projesinin çeşitli desteklerle zenginleştirilerek etkinliği ve yaygınlığı artırılmalı. Dijital yayıncılık (e-kitap, web yayıncılığı, e-kütüphane vb), dijital içeriğin kişiler arasındaki paylaşımı ve güvenliğinin sağlanması konularında hukuki düzenlemelerin yapılması, uluslararası güvenlik standartlarının özendirilmesi sağlanarak bu konuların görüşüleceği "Dijital Yayın Kongresi" gerçekleştirilmeli. Kitabın üretim (yüzde 8) ve satış aşamalarındaki (yüzde 8) fark ortadan kaldırılmalı ve KDV adil bir şekilde alışta ve satışta yüzde 8 olarak düzenlenmeli.