Bugünlerde aklımdan geçirdiğim bir konuyu Ahmet Altan çarşamba günü Taraf‘ta yazmış. Konu, sorun çözmek için hiçbir şey yapmama alışkanlığımızdı. Bir şey yapmayarak sorunu büyütme huyumuz. Ahmet Altan bunu benden daha ‘beliğ‘ cümlelerle anlatıyor: "Sorunların, biz onları çözdüğümüz zaman değil de çözmediğimiz zaman ortadan kalkacağına inanan tuhaf bir toplumuz."
Evet, tam da böyle.. derken, belki de tam böyle olmadığını, böyle olmayabileceğini düşünmeye başladım.
İmdi, bir ülkede sorunları kim çözer? Çözmeye ‘etkili ve yetkili‘ olanlar çözer tabii. Bizde bunlardan var mı? Var elbette, ‘önemli ve rütbeli‘ zevatımız, hiçbir zaman eksik değil ve zaten kendileri her daim hatırlatırlar, eksik olmadıklarını, olmayacaklarını...
Konunun anahtarı belki de ‘sorun‘ dediğimiz şeyin tanımında. Belki onların ‘sorun‘ dediği şeyi biz o gözle görmüyoruz, onlar da bizimkileri... Bu bir açıklama olabilir mi?
(MURAT BELGE / RADİKAL)