Kültür-Sanat

Somon balığı gibi akıntıya karşı yüzmek

Somon balığı gibi akıntıya karşı yüzmek

Abone Ol

Dünyanın her yanında estirilen, kötümserlik fırtınalarını, iyimserlik rüzgarlarına dönüştürebilmek için, somon balıkları gibi, akıntıya karşı yüzmesini bilmek gerekir.

Onlar doğdukları nehirlerden akıntı yönünde giderek, denizlere ulaşırlar. Zamanı gelince, akıntıya karşı yüzerek, nehirlerin kaynakları yönünde giderler. Doğdukları yerlere ulaşmak için, onların önlerine çıkan çağlayanları, ustalıkla aşmaları, herkesi şaşırtır.

Tarih boyunca, ekonomik, siyasal ve kültürel hayatın, birbirleriyle etkileşim içinde olan karmaşık yapılarını dönüştürenler, genel akıntı yönünde değil, akıntıya karşı yol alma gücünü gösterenlerdir. Onlar toplumları değiştirmek için, insanların üstüne karabasan gibi çöken, karamsarlık bulutlarını, haksızlıklara karşı direnenlerin dağıttıklarını çok iyi bilirler. Haksızlıklara başkaldırmak, ümitlerini yitirmeyenlerin işidir. İnançsız ümit, ümitsiz inanç olmaz, diyen Anadolu insanının, düşünce ve eylem dünyasında, ümitsizlik inançsızlıktır. İnanan ve ümitlerini yitirmeyen insanlar, dünyada hiçbir şeyin yoksulluğunu çekmezler. Haksızlıklar karşısında susan insanlar, bütün dünyaya sahip olsalar da, yoksulluktan kurtulamazlar. Çünkü dünyanın görünen zenginlikleri, görünmeyen zenginliklerden kaynaklanır. Dünya, korku düşmanlıkları büyüten kötümser insanlarla değil, hiçbir zaman ümitsizliğe düşmeyen, iyimser insanlarla güzelleşir. İnsan küçük bir dünyadır, dünya büyük bir insandır. Dünya olumlu düşünen iyimser insanın elinde güzel, olumsuz düşünen kötümser insanın elinde yaşanmaz olur.

Sağlıklı insan ve sağlıklı dünya için, dünün güzeli, bugünün çirkini, dünün başarısı, bugünün başarısızlığı olmalıdır. Bugünü dünden daha güzel yapamayanlar, yarını bugünden daha yaşanır kılamazlar. Dünya akıntı yönünde giden sıradan insanlarla değil, akıntıya karşı giden sıradışı insanlarla zenginleşir.