Uzmanlar, yoğurdun zararlı bakterileri önlediğini ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağladığını ifade ediyorlar.

Yoğurtun sindirim sistemi üzerindeki olumlu katkıları bilim çevreleri tarafından da kabul ediliyor. Ülkemizde çok yönlü tüketilen yoğurt, sofralarımızın vazgeçilmez ürünleri arasındadır. Yoğurt kilo sorunları olan kişiler için de ideal bir üründür. Ayyrıca şeker rahatsızlığı için koruyucu işlev görmekte ve  kan şekerini düzenlemektedir. Yoğurt ihtiva ettiği içeriği bakımından oldukça zengindir ve düzenli tüketildiğinde  kalsiyum ihtiyacını karşılamaktadır.

Günümüzde, yiyeceklerin aslını kaybetmesi ve beslenme alışkanlığının değişmesi neticesinde sindirimle ilgili rahatsızlıklarda artış görülmeye başlamıştır. Bu nedenle annelerin çocuklarına sağlıklı beslenme bilinci vermeleri ve yoğurdu sofralarından eksik etmemeleri gerekir. Yoğurt, bağırsak düzensizliklerinin giderilmesine katkı sağlar ve ishal tedavisine yardımcı olur. Bu nedenle aile büyükleri ve çocuklar sofrada, cola ve hazır içecekler yerine ayran içmeyi tercih etmelidirler.

Bazı kimseler süt içtikten sonra gaz şikayetlerinin oluştuğunu ifade ederler. Bu sorunu ortadan kaldırmak için yoğurt ideal bir üründür. Yoğur alımıyla, laktozda parçalanma gerçekleşecek ve  gaz oluşumu azalacak dolayısıyla  sindirim kolaylaşaktır.

Yoğurtun sindirim sistemi üzerindeki etkileri saymakla bitmez. Bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olur, kanser riskini arttırır. Özellikle, kolon kanserine karşı koruyu işlev görür. Vücuttaki kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur, LDL kolesterolü azaltır. Kandaki asit baz dengesini sağlıklı hale getirir.

Hanımlarımız yoğurdu evlerinde mayalayabilecekleri gibi marketlerden rahatlıkla elde edebilirler ve çok yönlü tüketebilirler. Özellikle sindirim sorunu yaşayan insanlarımız, yoğurdu sofralarında sık sık tükettiklerinde, bağırsakları zararlı bakterilerden koruyarak, ishal oluşumunu engellemiş olurlar.

Küçüklüğümüzde,  uyku sorunu yaşadığımızda,  büyükannelerimiz bir kase yoğurt yedirirler ve bize yardımcı olurlardı. Bu yönüyle yoğurt rahatlatıcı bir üründür ve bu tür sorunları olanlar tüketmelidirler. Ayrıca kalsiyumun emilimini arttırarak, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve antibiyotik kullananlar için, ilacın zararlı etkilerini azaltarak yararlı bakterilerin korunmasını sağlamaktadır. Yoğurt ihtiva ettiği inulin maddesiyle, alt sindirim sistemindeki sağlığa katkı sağlamakta ve  bakterilerin üremelerine yardımcı olan  prebiotik bir madde içermektedir. Ayrıca, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yoğurt deyip geçmeyin

Kaşkarlı Mahmut tarafından onuncu asırda yazılan, Divan Lügatında  yoğurta yer verildiğini görürüz. Yoğurdun Avrupa‘da tanınmasıyla ilgili ilk bilgiye ise, Fransız tıp tarihinde rastlanıyor. Buna göre 16. yüzyılda Fransa Krallarından 1. Fransua ateşli ishal hastalığına yakalanmış ve  doktorların bütün gayretlerine rağmen iyileşememiştir. Bunun üzerine Kralın annesi, Kanuni Süleyman‘dan bir doktor istemiş ve oğluna yardımcı olmasını talep etmiştir. Bunun üzerine Fransaya bir doktor gönderilmiştir. Doktor yanında  keçi sütünden malayanmış yoğurdu da götürmüş ve krala yedirmiştir. Kral yoğurda devam etmiş ve kısa bir süre sonra da iyileşmiştir.

Muhabir: Haber Merkezi