Diplomasi karşılıklı uyutma olsa gerek.. Bir başka ifade ile görüşmeler yoluyla haklı tarafın, yani Türkiyenin havası alınıp, öfkesi dindiriliyor. Günlerden beri gerek ikili gerek çok taraflı görüşmelerin ardından yapılan açıklamalar ve atıldığı ileri sürülen adımlar Türkiyenin başına bela olan terör olaylarının kökünün kazınması yönünde ciddi bir adım atılmadığını gösteriyor. Teröristin anladığı dil ve metod kendi kullandığı dildir. Silahını eline almış kan döken kişi laf ile hizaya getirilemez. Bunun şimdiye kadar bir örneği yok.

Bugüne kadar yapılan ikili görüşmeler ile Iraka Komşu Ülkeler Toplantısının ardından yayınlanan ortak bildiri ile noktalandı. Bu arada pek çok açıklama yapıldı. Bu açıklamaların bir tek ortak noktası var. O da Türkiyeye yönelik, "PKKterör örgütüdür.Terör hepimize zarar veriyor. Ama, Iraka karşı operasyon yapmayın. Biz bu noktada gerekeni yapacağız" şeklinde özetlenebilir.

Peki şimdiye kadar niçin gerekeni yapmadınız Teröre destek verdiniz Teröre destek vermek suretiyle uluslararası anlaşmaaları çiğneyerek, suç işlemiş değil misiniz Bu suçun bir cezası olmayacak mı Kaldı ki şimdiye kadar yapmanız gerekeni yapmayıp tam aksine teröre destek verenlerin bugün "Biz gerekeni yapacağız" şeklindeki açıklamalarına inanmak ve ciddiye almak mümkün olabilir mi

Yapılan açıklamalar dikkatlice incelendiğinde görünen gerçek, Türkiyenin sabrının taştığını gören ülkeler bu noktada Türkiyenin terör belasından kurtulmasına katkıda bulunmaktan ziyade Irakı, dolayısıyla da terörü korumaya çalışmaktadırlar. Türkiyenin Iraka girmesinin engellenmesi diplomasi yoluyla sağlanmaya çalışılıyor. Türkiyenin havasını alarak muhtemel bir sınır ötesi operasyonu önleme peşindeler. Söz gelimi Iraktaki bazı PKKbürolarının kapatıldığı haberleri gelmeye başladı. Hatta bu konuda bazı görüntüler de medyaya servis yapılıyor. Dağdaki teröriste karşı bir hareket yok. Sıra dağdaki teröristi etkisiz hale getirmeye gelince buna imkanları olmadığını ileri sürüyorlar. Sizin imkanınız yoksa biz gelip yapalım deniliyor, buna da karşı çıkılıyor.

Sözü uzatmanın anlamı yok. Muhataplarımızın bir kaçı dışında iyi niyetli davranan, iyi niyetli önerilerde bulanan yok. Tam bir macun metodu uygulanıyor. Açıklamalarda "Türkiyenin taleplerini haklı buluyoruz. Terör insanlığa karşı işlenen suçtur" gibi laflarla Türkiyenin gönlü alınıyor. Türkiyenin "Yararlı görüşmeler yaptık" gibi açıklamalar yapması sağlanıyor.

Zaman zamanTürkiyeden yapılan "Laf değil iş zamanı" şeklinde açıklamalara, "Siz karşı çıksanız da biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz" şeklindeki açıklamalar eklenerek muhataplarımız lafı bırakıp eyleme geçmeye zorlansalar da bu hususta istekli olmadıkları görülüyor.

Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki şimdiye kadar yapılan görüşmeler sadece tarafların -daha doğrusu Türkiyenin- içini dökmelerini sağlamaya yönelik. Kesin sonuç bugünkü Bush-Erdoğan görüşmesinde belli olacak. Diyebiliriz ki şimdiye kadar nafile turlar atıldı. Son tur bugün. Dileyelim bu turda Türkiye istediği sonucu alabilmiş olsun. Çünkü, şimdiye kadar elle tutulur bir sonuç alınabilmiş değil. PKK bürolarının kapatılmaya başlandığına dair haberler terörün kökünü kazımaya yönelik hareketler değildir.