Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin beldesinde, bakır madeninin Gezin Tren İstasyonu üzerinden taşınmasına yönelik planlar tartışmaya neden oldu. Sit alanı, sulak bölge ve tarım havzası içinde kalan noktada yürütülen çalışmalar, bölge halkının tepkisini çekerken, proje çevresel risk iddialarıyla gündeme oturdu.

TREN İSTASYONU ÜZERİNDEN SEVKİYAT PLANI

İddialara göre, Maden ilçesindeki sahadan çıkarılan bakırın sevkiyatı için Gezin Tren İstasyonu’nda yeni bir yükleme alanı oluşturuluyor. Bu kapsamda istasyon çevresinde yükleme rampası yapıldığı ve bazı ağaçların kesildiği öne sürüldü. Vatandaşlar, sevkiyat için neden Maden yerine Gezin’in tercih edildiğini sorgularken, yürütülen çalışmaların bölgenin doğal yapısına zarar verdiğini söylüyor.

C6399Ba1 Dece 4556 8Fcc 42B6485242B9

VATANDAŞ TEPKİLİ: “BU ALAN UYGUN DEĞİL”

Bölgede yaşayan vatandaşlar, sit alanı ve tarım arazisi niteliği taşıyan bir bölgede maden depolama ve sevkiyat faaliyetlerinin yürütülmesine karşı çıkıyor. Gezinli bir vatandaş tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Çıkarılan maden neden Maden’den değil de Gezin’den gönderiliyor? Burası sit alanı ve tarım arazisi. Ağaçlar kesildi. Bölgemize yazık ediliyor. Bu çalışmanın durdurulmasını istiyoruz.”

BÖLGENİN STATÜSÜ TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Gezin’deki tren istasyonunun bulunduğu alan, sahip olduğu özellikler nedeniyle dikkat çekiyor. Bölge; doğal sit alanı, “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı” ve nitelikli tarım havzası kapsamında yer alıyor. Aynı zamanda coğrafi işaretli Elazığ geven balına kaynaklık eden bitki örtüsünü barındırması, bölgedeki her müdahaleyi daha hassas hale getiriyor.

Db720255 C9Dd 4980 9624 3532Db3486E5

HAZAR GÖLÜ İÇİN RİSK UYARISI

Bölge halkı, planlanan sevkiyatın yalnızca Gezin’i değil, çok yakın konumda bulunan Hazar Gölü’nü de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Sulak alan statüsüne sahip gölün ekosisteminin zarar görebileceği endişesi dile getiriliyor. Vatandaşlar, özellikle depolama ve taşımada oluşabilecek risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

2 MİLYAR 200 MİLYONLUK İHALEYE DAYANAN SÜREÇ

Tartışmaların arka planında ise 2022 yılında gerçekleştirilen dev maden ihalesi bulunuyor. Cengiz Holding bünyesindeki Port Madencilik’in 2 milyar 205 milyon TL bedelle aldığı sahada yalnızca bakır değil; altın, çinko ve kobalt gibi madenlerin de bulunduğu belirtiliyor. Rezervin toplam değerinin yaklaşık 30 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.

MUHTAR: “SÜRECİ YAKINDAN İZLİYORUZ”

Gezin Muhtarı Yılmaz Selçuk, çalışmalardan sonradan haberdar olduklarını belirterek alanın TCDD mülkiyetinde bulunduğunu ifade etti. Selçuk, ilgili kurumların değerlendirmelerinin belirleyici olacağını vurgulayarak, çevre ve insan sağlığı açısından bir risk oluşmaması halinde projeye kategorik olarak karşı çıkmayacaklarını ancak süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

KORUMA STATÜSÜ RESMEN TESCİLLİ

Gezin bölgesi, 2024 yılı Şubat ayında yayımlanan Resmi Gazete kararlarıyla sit alanı olarak tescil edildi. Hazar Gölü ise 2015 yılından bu yana “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” olarak koruma altında bulunuyor. Bu durum, bölgede yapılacak her türlü faaliyetin daha sıkı denetime tabi olması gerektiğini ortaya koyuyor.

KİMYASAL SÜREÇ ENDİŞESİ

Uzmanlar, bakır üretiminde kullanılan flotasyon yöntemi nedeniyle kimyasal içerikli maddelerin çevreye zarar verme ihtimaline dikkat çekiyor. Bu yöntemle elde edilen bakır konsantresinin taşınması ve depolanması sürecinin, özellikle hassas ekosistemlerde ciddi riskler barındırabileceği ifade ediliyor.

MECLİS ÇAĞRISI YÜKSELİYOR

Yaşanan gelişmelerin ardından bölge halkı, konunun Meclis gündemine taşınmasını istiyor. Vatandaşlar, hem sit alanı hem de sulak alan statüsüne sahip bu bölgede yürütülen çalışmaların durdurulmasını talep ederken, sürecin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunuyor.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen