Türk edebiyatının yaşayan en önemli üstatlarından Sezai Karakoç‘un hayatının, mücadelesinin ve düşüncesinin anlatıldığı ‘‘Gün Doğmadan‘‘ adlı belgeselin galası yapıldı.
Ahmet Yenilmez‘in sunduğu, Cemal Reşit Rey Konser Salonu‘nda düzenlenen geceye katılan İçişleri Bakanı Beşir Atalay bir konuşma yaptı. Bakan Atalay, yaşarken Sezai Karakoç ile ilgili bir belgesel yapılmış olmasının herkesi mutlu ettiğini söyledi. Atalay, ‘‘Hepimiz olmayacağını biliyoruz ama keşke kendisi de burada olsaydı ve bizi selamlasaydı. Bundan hepimiz çok mutlu olurduk‘‘ diye konuştu. Karakoç‘un kendi kuşaklarında çok etkisi olduğunu belirten Atalay, ‘‘Onun düşüncesinin, yazdıklarının ve şiirinin yetişmemizde büyük rolü olmuştur. Umarım bu belgeselin, yeni kuşağın da Sezai Karakoç‘u biraz daha tanımasına katkısı olur‘‘ şeklinde konuştu. Bakan Atalay, Sezai Karakoç denilince aklına ilk önce bir ‘‘medeniyet insanı‘‘ geldiğini ifade ederek, ‘‘O, düşüncesiyle bir medeniyet insanı, şiiri de o medeniyetin bir parçası. Eğer biz bir ‘Kardeşlik Projesi‘, bir ‘Milli Birlik Projesi‘, bir ‘Açılım Projesi‘ yürütüyorsak, burada Sezai Karakoç‘un düşüncesinin büyük payı vardır. O hep bu büyük bakışı öğretti bize‘‘ dedi. Suriye ile Türkiye arasında vizenin kaldırıldığını hatırlatan Atalay, ‘‘Arkadaşlarla sembolik olarak orada bir kapının açılışını yaptık. O sınırları açtığımız yerde Sezai Karakoç vardı. Kendisine hayırlı ve uzun ömürler, kalemine ve nefesine bereket diliyorum ve kendisini bir kez daha sevgiyle selamlıyorum‘‘ diye konuştu. Galaya katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker de yaptığı konuşmada, Karakoç‘un adını ilkokuldayken duyduğunu belirterek, ‘‘Ortaokulda ‘Ruhun Dirilişi‘ kitabıyla başlayarak birçok kitabını ve şiirini okudum. Birçok şiirini de ezbere bilirim‘‘ dedi.
Belgeselin yapımcısı Cine5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner de çok uzun ve yorucu ama bir o kadar da eğitici bir çalışma yaptıklarını söyledi. Güner, Karakoç‘un düşüncesini anlamaya yönelik bir çalışma yaptıklarını anlatarak, şunları kaydetti: ‘‘Bu çalışma, Sezai Karakoç‘un düşüncesini anlama, tanıma ve tanıtmaktan ibaret. Kendisiyle konuştuğumda ‘Üstadım, biz ne yaparsak yapalım, bu çalışma mütevazı bir çalışma olarak kalacak‘ dedim. Hatamız, kusurumuz varsa sizden ve Sezai Karakoç‘tan özür dileriz. Çalışmaya başladığımızdan beri şunu söylüyoruz; Bu ne benim, ne de başkasının malı. Bu hepimizin malı, miri mal. Çünkü Sezai Karakoç hepimizin.‘‘
Konuşmaların ardından 110 dakikalık belgeselin gösterimi yapıldı. Yapımcılığını Orhan Seyfi Güner‘in yaptığı, yönetmenliğini Ensar Altay‘ın üstlendiği belgeselde, Sezai Karakoç‘un kısa filmler haline dönüştürülmüş şiirleri, özlü anlatımlar eşliğinde kronolojik olarak ekrana getiriliyor. Diğer biyografik belgesellerden farklı olarak içerdiği yoğun sinematografik unsurlar ve farklı diliyle dikkati çeken belgeselde, Karakoç‘un ortaya koyduğu ‘‘diriliş fikri‘‘nin Türkiye‘ye ve insanlığa ne anlattığı akıcı bir film diliyle ele alınıyor. Şairin yaşadığı döneme tanıklık etmesi bakımından da önem taşıyan belgesel, Türk düşünce, edebiyat ve siyaset dünyasından önemli isimlerin birikimlerinden ve Karakoç‘un yakın çevresindeki insanların tecrübe ve tanıklıklarından yararlanılarak oluşturuldu. Yaklaşık bir senede tamamlanan belgeselin çekimleri başta Diyarbakır, Bursa, Gaziantep, Ankara, Bolu olmak üzere birçok ilde yapıldı. Aralarında Müşfik Kenter, Ayla Algan, Sinan Albayrak, Deniz Arcak, İbrahim Paşalı, Necdet Tok, Ahmet Balveren, Buğra Canaslan ve Üsame Sarıoğlu gibi isimlerin Karakoç‘un şiirlerini seslendirdiği belgeselin metinleri ise Hamit Can ve Yusuf Armağan tarafından yazıldı.
Ayrıca, Cesur Küçük‘ün bir araya getirdiği 15 öğrenciden oluşan okuma grubu da Karakoç‘un eserlerinin tümünü tarayarak detaylı bir fihrist çalışması yaptı. Belgesel gösteriminin ardından davetlilere, Sezai Karakoç‘un içerisinde kurutulmuş karanfil bulunan ‘‘Gün Doğmadan‘‘ adlı şiir kitabı hediye edildi.