Kültür-Sanat

Seyircimiz tiyatrosunu bırakmaz!

Seyircimiz tiyatrosunu bırakmaz!

Abone Ol

Orhan Alkaya‘nın ardından Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliğine gelen Ayşenil Şamlıoğlu, İstanbulluların mutlaka çocukken şehir tiyatrolarıyla temasa geçtiğini ve tiyatroyla büyüdüğünü belirterek, ‘‘Şehir tiyatrolarının kemik bir seyircisi vardır ve o seyirci tiyatroyu hiç yalnız bırakmaz‘‘ dedi.

Şamlıoğlu, İstanbul‘un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasıyla repertuvarın büyük çoğunluğunu belirlediğini, İstanbul‘u Osmanlı‘dan ve Cumhuriyet döneminden yola çıkan oyunlarla anlattıklarını kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, İstanbullu‘nun mutlaka çocukken şehir tiyatrolarıyla temasa geçtiğini ve tiyatroyla büyüdüğünü belirterek, ‘‘Şehir tiyatrolarının kemik bir seyircisi vardır ve o seyirci tiyatroyu hiç yalnız bırakmaz‘‘ dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının uzun ve güçlü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Şamlıoğlu, 2 yıldır kurumda görev yaptığını ve böyle bir kurumun sorumluluğunu üstlenmenin kolay olmadığını kaydetti.

Şamlıoğlu, Şehir tiyatrolarında göreve geldiğinde kendisinden önce görev başındaki Orhan Alkaya‘nın hazırladığı oyunlara dokunmayarak, sahnelediklerini ve sezona yoğun bir programla başladıklarını söyledi. Şehir tiyatrolarının repertuvar tiyatrosu olduğunu hatırlatan Şamlıoğlu, İstanbul‘un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasıyla repertuvarın büyük çoğunluğunu belirlediğini, İstanbul‘u Osmanlı‘dan ve Cumhuriyet döneminden yola çıkan oyunlarla anlattıklarını kaydetti.

İstanbul‘un nabzına göre oyunlar

Şamlıoğlu, repertuvarda, gelecek yıl için farklı çalışmalar olacağını anlatarak, oyunlarda tek bir tema belirlemediklerini, şehir tiyatrolarının geniş bir kitleye hitap ettiği böyle bir uygulamanın için sıkıcı olacağını söyledi. Evrensel ve yerel olanı yoğurup, repertuvar tiyatrosu olmanın gereğini yerine getirerek, yeni seyirci yetiştirme görevini de  üstlendiklerini belirten Şamlıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

‘‘İstanbul halkının nabzına yönelik oyunlar çıkarıyoruz. Yaşadığı sorunları görmezden gelerek değil, farkındalık yaratarak, bu farkındalığı hem yerli, hem uluslararası yazımda farklı bir biçimde repertuvar hazırlıyoruz. Bu da bir sezon boyunca ele alınan konuların her birinin teması, biçimi ve yazarıyla en iyi seçimi yapmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar repertuvarlara bakıldığında büyük bir titizlik gösterildiğini, hele bir de oyunlara gidilmeye başlandığında oynanış ve sahneleniş biçimlerindeki farklılıkları görülecektir.‘‘

İstanbul seyircisi için şehir tiyatrolarının önemli olduğunu vurgulayan Şamlıoğlu, ‘‘İstanbullu mutlaka çocukken şehir tiyatrolarıyla temasa geçer ve tiyatroyla büyür. Şehir tiyatrolarının kemik bir seyircisi vardır ve o seyirci tiyatroyu hiç yalnız bırakmaz. Zaman zaman şehir tiyatrolarına küsüp uzaklaşabilir, zaman zaman tekrar döner. 95 yıldır var olan tiyatroyla gönül bağı vardır‘‘  dedi.

Şamlıoğlu, şehir tiyatrolarından uzaklaşarak, özel ya da devlet tiyatrolarını tercih eden bir kesimi geçen yıl geri kazandıklarını, İstanbul‘da hiç tiyatro izlememiş kişilerin halen bulunduğunu, hedeflerinin bu izleyici kitlesine ulaşmak olduğunu, bu nedenle Sefaköy, Küçükçekmece, Kağıthane, Ümraniye ve Gaziosmanpaşa‘da oyunlar sahnelediklerini, oyuncu ve atölye kapasitesinin artmamasına rağmen geniş alana yayılmaya çalıştıklarını kaydetti. Çalışma amaçlarının tiyatro sahnelerini doldurmak olduğunu anlatan Şamlıoğlu, ‘‘Yurt dışındaki tiyatroların pahalı olması nedeniyle seyirciler belli oyunlara gidiyor. İstanbul seyircisi daha avantajlı olduğundan tiyatro salonlarını daha çok dolduruyor‘‘ diye konuştu.

ABD ve Avrupa tiyatro ticareti yapıyor

Şamlıoğlu, Londra‘daki Western ve Amerika Birleşik Devletleri‘deki Broadway‘in tiyatro değil, tiyatro ticareti yaptığını ve dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin bile bu sahneleri doldurduğunu kaydetti. Zehra İpşiroğlu‘nun ‘‘Batı anlamında tiyatroya başlamamızda 300 yıllık fark var‘‘ sözünü hatırlatan Şamlıoğlu, bu fark düşünüldüğünde İstanbul seyircisine minnettar olduğunu ifade etti.

Klasik oyunların dünya mirası olduğunu ve her zaman sahneleneceğini belirten Şamlıoğlu, günümüz seyircisinin yetiştirilmesi için küçük yaştan itibaren Shakespeare solumasının sağlanması gerektiğini söyledi. Şamlıoğlu, edebiyatta olduğu gibi tiyatronun da temel taşlarının bulunduğunu belirterek, ‘‘Bu temel taşlardan habersiz yetişen insan, bahçede kendi kendine yetişmiş ota benzer. Sizi ot olmaktan kurtaracak, işte bu temel taşlardır‘‘ dedi. Bu evrensel kaynakların yanı sıra repertuvar havuzuna alınan ürün havuzuna bakıldığında, 3 binin üzerinde oyun bulunduğunu ifade eden Şamlıoğlu, her ay repertuvar kurulu olarak toplandıklarında en az 16 yeni oyun üzerinde tartıştıklarını kaydetti.

Şamlıoğlu, atölyelerdeki imkanların ve eleman sayısının artması gerektiğini anlatarak, ‘‘Daha iyi oyunların çıkması ve daha iyi sanatçıların yetiştirilmesi gerekiyor. Özellikle genç sanatçı, figürasyon alımında artışın sağlanması gerekiyor. Bir Osmanlı oyunu sahneye koyulmak istendiğinde roller sıralandığında en az 12 rol bulunuyor. Distribüsyonlara bakıldığında figürasyonlarla 100 kişinin rolü bulunuyor. Bu kadar imkan yok‘‘ diye konuştu. Türkiye‘deki iş kapasitesinin üstünde konservatuvar bulunduğunu belirten Şamlıoğlu, durmadan oyuncu mezun edildiğini, bunun yanında özel okulların da devreye girdiğini, ancak bu kadar iş alanı olmadığını kaydetti.

Şehir Tiyatroları 100. yılını kutlayacak

ŞamiIoğlu, tiyatro atölyeleri için çok sayıda başvuru bulunduğunu anlatarak, kurum olarak başkalarının yetiştirilmesi için ocak görevini yerine getirdiklerini ve Çağdaş Gösteri Sanatları Proje Geliştirme Uygulama Merkezi (ÇGSM)‘nin bu yönde çalışmaları olduğunu ifade etti. İstanbul Şehir Tiyatrolarının 2014‘te 100. yılını kutlayacaklarını belirten Şamlıoğlu, ‘‘100. yılda bütün İstanbul‘u kapsayacak 10 günlük dev bir gösteri hayal ediyorum. Şu anda projeler içinde bulunuyor. İstanbul‘un diğer tiyatrolarıyla da görüşüp herkesi bu kutlamanın içerisine katmak istiyoruz. Bu şenlik bütün tiyatro salonları ve sokaklara taşsın istiyoruz‘‘ dedi.