Kültür-Sanat

Şekerin tadı nasıl kaçtı

Şekerin tadı nasıl kaçtı?

Abone Ol

Şekerin tadının kaçma süreci 2004‘te başladı. Bu tarihte, Şeker Kanunu‘nun verdiği yetkiyle Bakanlar Kurulu, 31 Aralık 2004‘te görevi dolan Şeker Kurumu‘nun süresini uzatmadı.

İlginç bir şekilde Şeker Kurulu‘nun göreve devamını sağlarken, Kurumu‘nu ortadan kaldırdı. Yani, TBMM‘yi kaldırıp Meclis Başkanlık Divanı‘nın görevine devam etmesine benzer bir karara imza attı. Dikkat çeken ise dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı‘nın, "Benim bu işten haberim yok; ben de Kurum‘un kaldırıldığını Resmi Gazete‘den öğrendim" açıklaması yapmasıydı... Her ne kadar Türkiye‘de kullanılan nişasta bazlı şekerin (NBŞ), toplam üretimin yüzde 10‘unu geçemeyeceği hükme bağlansa da, Bakanlar Kurulu‘na verilen yüzde 50 kota artırma yetkisi her dönem uygulandı. Danıştay‘ın, "Yüzde 50 artırım yapılamaz; yüzde 10 kota aşılamaz" kararına karşın kota aşıldı. Resmi rakamlara göre de 2008/09‘da 2 milyon 400 ton pancar şekeri.(PŞ) üretilirken, 240 bin tonda kalması gereken NŞB miktarı 267 bin ton oldu. 2009/10 sezonunda PŞ 2 milyon 348 bin tona düşerken, NBŞ 271 bin tona yükseldi. 2010/11 döneminde de 2 milyon 200 bin tona karşı, NBŞ 244 bin ton oldu. Doktorların şeker hastalarına dahi günde belirli sınırı aşmamasını önerdikleri sentetik şeker, kaçak yoldan gelenle birlikte gıda sektöründe de kullanılmaya başlandı. Çünkü bir kilogramdan elde edilen nişasta bazlı veya sentetik şeker, 400 ton pancardan üretilene eşdeğer geliyor. Diğeri ucuz olduğu için de yüksek kâr getiriyor. İleride karaciğer sorunuyla karşılaşılacak yeni bir nesil yetiştiriliyor...