ABD Başkanı Donald Trump, Fox News televizyonuna verdiği röportajda küresel barışı hiçe sayan ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan skandal sözlere imza attı.
İran’a yönelik saldırıları değerlendiren Trump, "Kıyı boyunca, sahil şeridi boyunca sahip oldukları her şeye vuruyoruz" diyerek sivil-askeri ayrımı yapmadıklarının sinyalini verdi.

- HEDEFTE SİVİL ALTYAPI VAR: "HER GECE VURACAĞIZ!"
İran’ı müzakere masasına oturtmak için şiddeti tırmandıracaklarını açıkça beyan eden Trump, kan donduran şu ifadeleri kullandı:
"Bu gece onlara çok sert vuracağız. Yarın gece de ondan sonraki gece de çok sert vuracağız. Masaya oturup müzakere etmezlerse tüm enerji santrallerini, tüm köprülerini yıkacağız."

- KÖRFEZ ÜLKELERİNİN KAYNAKLARI ABD'YE AKIYOR!
Hürmüz Boğazı'ndaki krize de değinen ABD Başkanı, bölgedeki İslam ülkelerini nasıl sömürdüklerini adeta itiraf etti.
Hürmüz Boğazı'nı küresel ticaret için açık tutmak zorunda olduklarını dile getiren Trump, Körfez ülkelerinden doğrudan haraç almak yerine uyguladıkları sömürü taktiğini şu sözlerle anlattı:
"Bir ücret talep edecektim ancak bunun yerine ABD'de çok para harcamayı tercih ediyorlar ki açıkçası bu daha iyi."
Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın geçmek isteyen diğer tüm ülkelere açık olduğunu, ambargonun ve ablukanın sadece İran'a yönelik uygulandığını belirtti.

- İŞGALCİ ZİHNİYETTEN HARK ADASI İTİRAFI!
İran'ın Basra Körfezi'ndeki en önemli can damarı olan ve ana petrol terminaline ev sahipliği yapan Hark Adası'na yönelik saldırıları doğrulayan Trump, işgalci niyetlerini de gizlemedi.
Adaya şu ana kadar iki kez saldırdıklarını hatırlatan Trump, "Eğer onları yeterince geriye ve derine kadar püskürtebilirsek, adayı ele geçiririm" diyerek açık bir işgal tehdidinde bulundu.
"İran ile müzakere etmenin tek yolunun güç kullanmak" olduğunu savunan ABD Başkanı, zorbalıkla diplomasi yürütmeye çalıştıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

- SAVAŞ SUÇU UYARISI GÖZ ARDI EDİLİYOR!
Trump'ın enerji santralleri ve köprüler gibi doğrudan sivil halkın hayatını etkileyen altyapı tesislerini hedef alma tehdidi, uluslararası hukukta açık bir savaş suçu sayılıyor.
Daha önce de benzer tehditler savuran ancak gelen yoğun tepkiler ve savaş suçu eleştirileri nedeniyle bu planı devreye sokamayan ABD yönetiminin, sivil katliamlara davetiye çıkaran bu insanlık dışı seçeneği yeniden masaya getirmesi bölgedeki tansiyonu daha da yükseltecek gibi görünüyor.




