Türkiye kimya sanayiinde son yıllarda üretim artış eğilimi sürerken, boya ve plastik masterbatch sektörünün temel girdileri arasında yer alan pigment ve esanslarda dışa bağımlılık dikkat çekiyor. Savunma sanayiinden otomotive, ambalajdan plastik üretimine kadar birçok alanda kullanılan bu kritik ara ürünlerde tedarik güvenliği tartışma konusu haline geldi. Sektör temsilcileri, özellikle ithalata konu olan bu ürünlerde artan maliyet baskısının üretim zincirini zorladığını ve tedarik sürekliliğinde kırılganlık oluşturduğunu ifade ediyor.
AVRUPA- UZAK DOĞU TİCARET DENGESİ TÜRKİYE ALEYHİNE DÖNÜYOR
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Murat Beyazlı, Avrupa Birliği ülkelerinin Uzak Doğu’dan bu ürünleri Serbest Ticaret Anlaşmaları sayesinde düşük maliyetle temin ettiğine dikkat çekti. Beyazlı, Türkiye’nin ise aynı ürünleri ek gümrük vergileriyle ithal ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Avrupa Birliği ülkeleri, üretim maliyetlerini düşürmek için ihtiyaç duydukları bu kritik ara ürünleri Hindistan gibi Uzak Doğu ülkelerinden STA sayesinde gümrüksüz veya çok düşük vergilerle tedarik edebiliyor. Türkiye’de ise aynı ürünler ek vergilere tabi tutuluyor. Bu durum ihracat yapan Türk sanayicisinin maliyet avantajını doğrudan Avrupa’nın eline bırakıyor.”
REKABET GÜCÜNDE ZAYIFLAMA ENDİŞESİ
Beyazlı, pigment, boyar madde ve esansların büyük bölümünün Türkiye’de üretilmediğini, buna karşın nihai ürün kalitesini doğrudan belirleyen kritik girdiler olduğunu vurguladı. “İthalata bağımlı olan sektör, küresel ticaret savaşlarının da etkisiyle daha dezavantajlı bir konuma sürükleniyor” diyen Beyazlı, mevcut vergi yapısının yerli üreticiyi uluslararası pazarda zayıflattığını ifade etti. Sektör temsilcileri ise, özellikle kimya sanayiinde ara ürün politikasının yeniden ele alınması gerektiğini, aksi halde rekabet gücünde kalıcı kayıplar yaşanabileceğini dile getiriyor.