Önceki günlerde çok sevdiğimiz şairlik yönüyle tanınan Zabıta İsmail Altınışık ağabeyimiz gazetemizi ziyaret etti. Altınışık, heyecanlı, cin fikirli, hemen her konuyla ilgili bir eleştiri yapabilen bir isim. Magazinci olmamız hasebiyle ve geçtiğimiz yıllarda arabesk müziğin tartışmasız en büyük ismi Orhan Gencebay la röportaj yapmamıza istinaden, "Ne arıyor Orhan Baba şu Pop Star Alaturka denilen programda Yakışıyor mu hiç Bülent Ersoy gibi bir tipin yanına Varsa telefonu ver, ben konuşayım" mealinde bir şeyler söyledi. Şahsi fikrimi sorarsanız, Orhan Baba nın yakışmayacağı program yoktur. Yakışıksız bir durum varsa, Pop Star Alaturka programının kendisidir. Orhan Gencebay ın bu programda reyting figüranı gibi kullanılmaya çalışıldığını, Pop Star Alaturka nın müziğimizin bu en büyük ismine yaslanarak bir avantaj sağlamaya çabaladığını defalarca yazdık. Ama, şimdiye kadar yüzlerce kişiyle görüştüğümüz ve İsmail Altınışık ın eleştirisinde vücut bulan bir gerçeğe işaret etmek zorundayız. "Yakışıyor mu hiç Bülent Ersoy gibi birisinin yanına " denilen Orhan Gencebay ın sanatçı duruşudur aslında eleştiriye konu olan.
Tartıya geldiğinde ikisi de sanatçıdır Orhan Gencebay da, Bülent Ersoy da Fakat, geçtiğimiz dönemde zevkle izlediğimiz ama yapımcısı Osmantan Erkır ın "Paragöz tavrı ve doymak bilmez iştahı yüzünden" artık çığırından çıkan Pop Star Alaturka da, Orhan Gencebay, sanatçı duruşunun ne olduğunu cümle aleme göstermiştir. Boş değil, yerinde eleştiri Dolu dolu müzik kritikleri Altını doldurduğu fikirler Sosyal, siyasal, kültürel açılımlar
Biz, bu programı görevimiz icabı bile seyrederken Bülent Ersoy un o yapmacıklı, ikircikli tavırları sinirlerimizi tavana çıkarmaya yetiyor. Müzik konusunda söyledikleri birebir doğru olsa bile, bize bildiklerini pozitif bir enerjiyle aktaramıyor.
Din diyanet noktasında ahkam kesip, millete bir programda "Allahü Ekber, Allahü Ekber" çektirip, başka bir programda iftardan iki saat sonra milletin gözünün içine baka baka orucunu açması gibi olaylar ve bütün bunları yaparken üstündeki kılık kıyafetin ofsayt görüntüler sergilemesi, başlıbaşına bir faciadır.
Bütün bunlardan şuraya geçiş yapmak istiyorum Sanatçı, toplumun önünden yürüyen insandır Sanatçı, tertemiz, pırıl pırıl bir ayna gibi olmak zorundadır Eğer bu ayna, kirliyse toplum da kirlenir, eğer bu ayna temizse, toplum da kendisine onlara bakarak çeki düzen verir. Usta söz yazarı Ahmet Selçuk İlkan da diyor ki, "Sanatçılar, bilim adamları, büyük insanlar toplumu aydınlatmak zorundadır. Eğer, bunlar toplumu aydınlatmıyorsa, orada şarlatanlar devreye girer" Maalesef, son dönemde yaşadığımız hazin gerçek budur. Kendisini sanatçı olarak pazarlayanlar, bir şarkıyla tepeye çıkıp orada ömür boyu kalacağını zannedenler, edindiği sanal şöhrete yaslanarak gayri meşru herşeyi gözümüzün önünde gerçekleştirenler, toplumun önünde yürümeye başlamışlardır. Daha da vahimi, medyamız da bu çirkeflik dünyasına çanak tutarak, şarlatanların önünü açmaktadır. Herşey kirleniyor!