Ana muhalefet partisinde mahkeme salonlarından genel merkeze taşan o büyük koltuk kavgası, başkent kulislerinde deprem etkisine neden olmaya devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuki kararla yeniden direksiyona geçme ihtimali siyaset sahnesindeki dengeleri altüst ederken, Ekranlarında patlayan analizler kafaları iyice karıştırdı. Yargı kararlarına karşı çıkışların sertleştiği şu günlerde, işin perde arkasına dair verilen o kritik detaylar parti içindeki hesapları yeniden gün yüzüne çıkardı.
PERDE ARKASINDA NELER OLUYOR?
Taksim Meydanı programında sıcak gelişmeleri masaya yatıran Tayyar, sürecin çok dinamik işlediğine dikkat çekti. Kararın sürpriz olmadığını anlatan deneyimli gazetecinin o gizemli saatleri
"Karar bizi teyit etti. Temmuz’da çıkma ihtimaline gönderme yaptık. Ancak hadise sabah gelişti. Dolayısıyla bu dinamik bir süreç ve günlük elimizdeki bilgileri paylaşıyoruz. Saat 12'de beni arasaydınız kararın bugün çıkacağını size söylerdim. Şimdi bu işin perde arkasını çok iyi biliyorum ama benim sizlerden biraz farklı olarak siyasi tarafım var."
Geçmiş dönemdeki siyasi kimliği nedeniyle temkinli durduğunu belirten Tayyar,
"Bana özellikle bu geçmiş dönemde tartışma konusu olan hadiseden sonra bu meseleden biraz dostlarım uzak durmam gerektiğini söylediler. Çünkü benim yaptığım her bir yorum ve değerlendirme aynı zamanda temsil ettiğim partiyle de ilişkilendirildiği için ben kendimi biraz kenara çektim"
Yargı kararlarına itirazın adresinin yine hukuk olduğunu, Refah Partisi ve Fazilet Partisi ile 367 garabeti dönemlerinde bile kimsenin mahkeme kararlarını tanımamazlık etmediğini belirten Tayyar,
"Şimdi kararla ilgili de şunu söyleyeyim. Tüm tartışmalı yönleriyle ortada bir yargı kararı var. Yani içimize sinmese, buna kızsak tepki göstersek bile sonuçta yargının kararına herkesin uyması gerekiyor."

ÖZGÜR ÖZEL SINIFTA MI KALDI?
Tayyar'ın oklarını yönelttiği asıl hedefin ise süreci yönetemediğini savunduğu mevcut Özgür Özel cephesi olduğu aktarıldı.
Krizin alevlenmesinde genel merkezin hatalarının büyük payı olduğu, "Bu meselenin buraya gelmesinin bir sebebi de Özgür Özel ve yönetiminin bu süreci maalesef yönetememesinden kaynaklanıyor." ifadeleriyle kaydedildi.
Tehdit ve şantajla siyaset yapılamayacağının altını çizen Tayyar'ın,
"Aslında Gürsel Tekin'in İstanbul'da il başkanı olarak görevlendirilmesinden sonra, çağrı heyeti başkanı olarak görevlendirilmesinden sonra birlikte hareket edilseydi belki bu iş de buraya kadar gelmeyebilirdi. Bu mücadelelerini hukuk zemininde tıkandıkları yerde de siyaset zemininde sürdürmeleri gerekiyor. Kavga ve şiddet yoluna gireceklerini görüyoruz."

PARASIZ KURULTAY NASIL OLACAK?
Peki genel merkeze dönmeye hazırlanan Kemal Kılıçdaroğlu'nu nasıl bir tablo bekliyor?
Eski genel başkanın işinin de hiç kolay olmadığını, özellikle maddi kaynaklar ve belediye destekleri açısından büyük bir darbe alındığını kaydeden Tayyar,
"Ama Kılıçdaroğlu yargı kararıyla oturur. Başarılı olur olmaz görülür! Eskisi kadar rahat olmadıkları aşikar. Çünkü harcama yaparken şu anda kendi bütçelerini kullanamıyorlar."
Eskiden tek telefonla seferber edilen imkanların artık hayal olduğunu aktaran Tayyar'ın son tespiti ise,
"Artık eskisi gibi kapsını çalacakları ve araçlarını modifiye edecekleri belediye de herhalde ellerinde fazla kalmadı. Birkaç belediye var. Yani artık yönetimi eski yeni hepsi bir araya gelip kendilerine birlikte bir ortak akıl geliştirip bir yol bulmaları gerekiyor. Başka çıkış yolları yok yani"





