Mehmet Akif Ersoy ile Eşref Edip Fergan tarafından 1908‘de çıkarılan, Milli Mücadele‘de cephelerde dağıtılan ancak 1925‘te kaptılarak sahibi Eşref Edip‘in idamla yargılandığı Sebilürreşad gazetesinin bilinmeyen öyküsü belgesele taşındı. Yoldaki Çığır belgeselinin senorya ve yapımcılığını araştırmacı gazeteci Muharrem Coşkun yaptı. Gazetemiz yazarı Mehmet Şevket Eygi‘nin de görüşlerinin yer aldığı belgeselin görsel yönetmenliğini ise, gazetemiz kültür sanat sayfasında sinema üzerine yazılar yazan Abdulhamit Güler üstlendi.
Osmanlı‘nın son dönemlerinde 2. Meşrutiyet‘le birlikte yayın hayatına başlayan ve Cumhriyet öncesi dönemde İslamî düşüncenin ilk ve en ciddi yayın organlarından olan Sırat-ı Müstakim/Sebilürreşad gazetesinin öyküsü belgesel yapıldı. 2011 yılı Mehmet Akif Yılı ilan edilmesiyle birlikte bu konuda yapılan çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Bunlardan en farklılarından biri de, kuruluşundan itibaren Mehmet Akif‘in başyazarlığını yaptığı, İstiklal Marşı da dahil tüm şiirlerinin yayınlandığı tek gazete olan Sırat-ı Müstakim/Sebilürreşad. Belgeselde ayrıca gazete etrafında yaşanan İslamî düsünce tartışması, ilk İslamî düşünceyi savunanlar ve Milli Mücadele‘ye Sebilürreşad‘ın etkisi de yer alıyor.
Alimlerin ve düşünürlerin yazı adresi
İkinci Meşrutiyet‘in ilanıyla birlikte, Ağustos 1908 tarihinde yayın hayatına başlayan Sırat-ı Müstakim gazetesinin Sahibi ve Mesul Müdürü ise Mehmet Akif‘in kadim dostu Eşref Edip Fergan‘dı. Başyazarlığını Mehmet Akif‘in yaptığı gazetenin yazarları arasında; Babanzade Ahmed Naim, Manastırlı İsmail Hakkı, Musa Kazım, Bereketzade İsmail Hakkı, Tahirül Mevlevi, Halim Sabit, Ali Haydar Efendi, Said Halim Paşa, Bediüzzaman Said Nursi, İskilipli Atıf Efendi, Şemseddin Günaltay, Ömer Nahusi Bilmen ve Ahmed Hamdi Aksekili gibi önemli isimler yer almıştı. Gazete, 8 Mart 1912 tarihinden itibaren de Sebilürreşad adıyla yayınına devam etmişti.
Milli Mücadele‘de cephede dağıtılan, savaş günlerinde karargâh olarak kullanılan, 1925 yılında ise kapatılan ve sahibi Eşref Edip Fergan‘ın İstiklal Mahkemeleri‘nde idamla yargılandığı gazetenin çarpıcı öyküsü gazeteci ve yapımcı Muharrem Coşkun tarafından belgesel haline getirildi.
Belgesel çalkantılı döneme ışık tutuyor
Gazetenin 1925‘te Takrir-i Sükun Kanunu‘yla kapatılması ve sahibi Eşref Edip Fergan‘ın İstiklal Mahkemeleri‘nde yaklaşık 4 ay süren yargılanma süreci de belgeselde çarpıcı detaylarla anlatılıyor. Yoldaki Çığır Sebilürreşad belgeselinde, 1948‘de yeniden yayın hayatına başlayan gazetenin, 1966 yılına kadar süren yayın hayatı da yer alıyor. Bir asra yaklaşan ömrüyle 58 yıl boyunca Sebilürreşad‘ı çıkaran Eşref Edip Fergan‘la ilgili pek çok bilgi de belgeselde yerini aldı.
Belgeselin yapım ve senaryosunu üstlenen araştırmacı gazeteci Muharrem Coşkun; "Büyük bir heyecanla bu yıl Mehmet Akif Yılı ilan edildi. Ancak üzülerek ifade edeyim ki şu ana kadar henüz kayda değer bir çalışma duymadık. Umarım bu çalışma ile bir nebze de olsa bu boşluğu doldurmuş olacağız. Mehmet Akif‘le ilgili geçmişte bir çok çalışma yapıldı ancak Akif‘in büyük emek verdiği gazetesinin öyküsü ve kadim dostu Eşref Edip Fergan hep ihmal edildi. Biz bu çalışmayla bu eksikliği de gidermiş oluyoruz. Yoldaki Çığır Sebilürreşad belgeselinde yaklaşık 150 yıllık bir dönem ve ilk İslamcıları da irdeliyoruz. Sırat-ı Müstakim/Sebilürreşad, Osmanlı‘dan Cumhuriyet‘e geçişte, İstiklal Mahkemeleri‘nde yargılamada, İslamcı düşüncenin önemli yayın organı olması hasebiyle çok farklı bir yapım oldu" dedi.
Görsel yönetmenliğini Abdulhamit Güler yaptı
Bir yılı aşan bir araştırma sonucu hazırlanan belgeselin müziklerini Hasan Cihat Örter, seslendirmesini Erol Eren, görsel yönetmenliğini Abdulhamit Güler, çizimlerini ise Demirhan Kadıoğlu üstlendi. Belgeselin senaristi, yapımcı ve yönetmeni Muharrem Coşkun, daha önce de, dört bölümden oluşan Türkçe Ezan ve Dine Müdahalenin Öyküsü Garp İzi belgeseli ile, Anadolu‘nun bir köyünde yaşamış Cumhuriyet‘le yaşıt bir kişinin penceresinden Türkiye tarihini anlatan Bilge Köylü belgeselini yapmıştı. Muharrem Coşkun‘un özellikle yakın tarih üzerine yayınlanmış pek çok makale, dizi yazı ve araştırması da bulunuyor. 115 dakikalık belgeselin önümüzdeki günlerde izleyici ile buluşması bekleniyor.
Gazetedeki her satırdan sorgulandı
Cumhuriyet‘in ilanıyla birlikte Türkiye yönünü Batı‘ya dönmüştü. Ocak 1923‘te İzmit‘de, Şubat 1924‘te de İzmir‘de basınla görüşen Mustafa Kemal, basına, "cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale"olma görevini vermişse de, İstanbul basını henüz bu talebe uymakta ağır davranmaktadır. Sebilürreşad ise Cumhuriyet‘in ismine olduğu kadar muhtevasına da önem vermektedir. Sebilürreşad‘a göre, önemli olan rejimin işleyişi ve hangi değerler manzumesinden yararlanacağıdır. Sebilürreşad bu anlamda dindar cumhuriyetçi sayılabilirdi. 13 Şubat 1925‘te başlayan Şeyh Said ayaklanması gerekçe yapılarak çıkarılan Takrir-i Sükun yasası, gazeteciler için adeta kabusa dönüşecekti.
Türkiye‘nin yönetimi artık muhalefetsiz bir iktidarı öngörmekte, İsmet Paşa‘nın ifadesiyle, "muhalefet, ihtilal" olarak görülmektedir. Hükümet, Takrir-i Sükun yasasının hemen ardından toplanarak, 5 Mart 1925‘te 5 gazete ve 3 dergi hakkında kapatma kararı verecektir. Bunlardan biri de Sebilürreşad olacaktır. Bununla da kalınmaz, 1925‘in Mayıs ayında Eşref Edip gözaltına alınır ve bu gözaltı, 4 buçuk ay sürecek olan İstiklal Mahkemeleri‘ndeki yargılanmanın da başlangıcıdır. Suçlama ise oldukça ağırdır: Vatana ihanet. Bu suçlama Milli Mücadele‘de büyük emeği olan Sebilürreşad‘ın Sahibi ve Mesul Müdürü Eşref Edip‘i derinden yaralar. Bundan sonrası, Eşref Edip için "hey gidi günler"in başladığı dönem olacaktır.
Eşref Edip, günlerce sürecek yolculuğun ardından getirildiği Elazığ İstiklal Mahkemesi‘nde 1908‘den itibaren gazetesinde çıkan her satırdan sorguya çekilecektir. Mahkeme azası Ali Saib‘e göre, Şeyh Said İsyanı‘nı gazeteciler teşvik etmiştir ve bunun için gazetelerin koleksiyonları da İstanbul‘dan istenecektir. Anlaşılan, muayyen bir suça karşı yargılama değil, verilmek istenen cezaya göre bir makale veya haber aranacaktır. Eşref Edip‘e mahkemede, tahsil hayatından, 17 yıl önce belirlenen Sırat-ı Müstakim isminin neden seçildiğine ve değiştirildiğine, hilafetin kaldırılması konusunda ne düşündüğüne kadar bir yığın soru sorulur. Eşref Edip adeta gazetesinde çıkan her makalenin hesabını vermekle karşı karşıyadır. Edip, mahkemenin, Şeyh Said İsyanı‘yla ilgili ısrarlı soruları karşısında oldukça çarpıcı savunmalarda bulunur. Sonradan ortaya çıkacaktır ki; mahkeme üyesi Ali Saib, Şeyh Said‘e, "ifadesinde, gazetelerden etkilenerek isyan ettiğini söylediği takdirde" kurtulacağı sözünü verecek, ancak bu ifadeyi Şeyh Said‘e imzalattıktan sonra da idamını gerçekleştirecektir.
Mehmet Şevket Eygi belgesele görüşleriyle katıldı
Kastamonu, Elazığ, Ankara gibi pek çok ilde çekimleri yapılan Yoldaki Çığır; Sebilürreşad belgeselinde, Prof. Dr. Mümtaz‘er Türköne (Zaman gazetesi yazarı), Yrd. Doç. Dr. Akşin Somel, Dr. Mustafa Eski, Mehmet Şevket Eygi (Sebilürreşad yazarı, günümüzde Milli Gazete‘nin başyazarı), Yılmaz Öztuna (Sebilürreşad yazarı, tarihçi, günümüzde Türkiye gazetesi yazarı), D. Mehmet Doğan (Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı), Dr. Suat Mertoğlu, Kadir Mısıroğlu (tarihçi yazar), Dr. Orhan Koloğlu (tarihçi yazar), Fahrettin Gün (tarihçi yazar) gibi önemli isimler de görüşleriyle katıldılar. Belgeselin danışmanlığını ise; Ertuğrul Düzdağ, Fahrettin Gün, Dr. Suat Mertoğlu ve Prof. Dr. Mümtaz‘er Türköne yapıyor.